Royal Haber

Körfez ülkeleri ABD ve İran’a karşı balans siyaseti izliyor

Körfez ülkeleri ABD ve İran’a karşı balans siyaseti izliyor
28 Ağustos 2019 - 14:48

Körfez ülkeleri ABD ve İran’ın arasında Hürmüz Boğazı’nda artan gerginlikte, doğrultu olmak adına balans siyaseti takip etmeyi seçenek ediyor. Basra Körfezi ile Umman Körfezi’ni birbirine bağlayan Hürmüz Boğazı gezegenin en devasa petrol sevkiyat noktası olarak nitelendiriliyor.

Hürmüz Boğazı’ndan geride bıraktığımız sene günlük ortalama 21 milyon varillik petrol sevkiyatı yapıldı. Bu oran geride bıraktığımız seneki global petrol kullanımının yüzde 21’ine mukabil geliyor.

Basra Körfezi’nde mayıs ayında iki Suudi petrol tankeri ile tek Entegre Arap Emirlikleri (BAE) ve tek Norveç bayraklı kargo gemisinin hücüma uğraması ve ABD’nin bu saldırılardan İran’ı mesul tutması alanda suların yine ısınmasına yol açtı. Haziran ayında Suudi Arabistan’da petrol tesislerine ve Umman Körfezi’ndeki petrol tankerlerine uygulanan saldırılarla alanda tansiyon iyice yükseldi.

ABD idaresinin Hürmüz ve Babu’l Mendeb Boğazı’nda seyrüsefer güvenliği için deniz birliği kurulması davetinde bulunmasının sonrasında, İran da Körfez’de ağırlığını hissettirmeye başladı.

İngiltere’ye bağlı Cebelitarık Otonom Idaresi, 4 Temmuz’da, Suriye’ye yönelik ambargoları ihlal ettiği gerekçesiyle İran tankerini alıkoymuş, İranlı yetkililer ise tankerin bırakılmasını, ters durumda misillemede bulunacaklarını izah etmişti.

İran Devrim Muhafızları Silahlı gücü da 19 Temmuz’da İngiltere bandıralı Steno Impero isimli petrol tankerini Hürmüz Boğazı’ndan geçişi esnasında denizcilik kaidelerine riayet etmediği gerekçesiyle alıkoyduğunu duyurmuştu.

Cebelitarık Yüksek Mahkemesi, İran tankerini 15 Ağustos’ta serbest bırakma hükmü almıştı. İran ve ABD ile iyi ilişkiler yürütmek isteyen Körfez ülkeleri birliğe net takviye vermekten kaçınıyor.

ABD’nin “Sentinel Operasyonu” ismini verilen beynelmilel birliğe Körfez’de hangi ülkelerin dahil olacağı, hangi ülkelerin yöntem, askeri ya da finansal takviye vereceği daha net değil fakat İngiltere, İsrail, Bahreyn ve Avustralya resmi olarak birliğe takviye vereceklerini izah etti.

ABD Merkez Kuvvetler Komutanı General Kenneth McKenzie ile Manama’da tek araya gelen Bahreyn Kralı Hamad bin İsa el-Halife, alanda enerji güvenliğinin sağlanması yerine birliğe katılacaklarını belirtmişti.

Ayrıca Bahreyn ve İsrail diplomatlarının 18 Temmuz’da Washington’da tek ara gelmesinin sonrasında Bahreyn, “Körfez’de Deniz ve Hava Güvenliği” başlıklı tek toplantı düzenleyeceklerini duyurmuştu.

BAE’nin çekilmesiyle Yemen limanlarına yerleşen Suudi Arabistan, ABD’nin yanlızca Hürmüz Boğazı’nı değil, Babu’l Mendeb ve çevresini de İran tehdidinden koruyarak Körfez ülkeleri için güvenilir geçiş sağlayacağını öngörüyor.

Haziran ayının başında ABD ve Suudi Arabistan’ın, Körfez’deki gemilerin korunmasına yönelik acil toplanmasının sonrasında alanda Amerikan askerlerinin adedinin artırılacağı duyuruldu.

Ancak Yemen muhabereyi ilk olarak olmak suretiyle İran’la sıcak çatışmaya girmek istemeyen Suudi Arabistan’ın noktaya yanlızca eskort gemisi göndereceği ya da birliğe hudutlu finansal takviye sağlayacağı vurgulanıyor.

ABD’nin Orta Doğu’daki en devasa askeri üssüne ev sahipliği yapmış Katar, temmuz ayının başında ABD ile enerji ve koruma bölümünde 85 milyar dolarlık uyuşma imza attı.

Öte yandan Katar, Körfez krizinde kendisi ile ticari faaliyetlerine devam eden İran ile ilişkilerini zayıflatmak istemiyor.

POPÜLER VIDEO GALERİLER

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.

istanbul escort