Gündem

12 Mart İstiklal Marşının kabulü konuşma metni!


Gündem

12 Mart İstiklal Marşının kabulü konuşma metni! İşgal yılları sırasında ordunun moralini artırmak için marş yarışması düzenlendi. Mehmet Akif Ersoy’un yazdığı şiir birinci seçildi. 12 Mart 1921’de Birinci Türkiye Aka Millet Meclisi tarafından ,İstiklal Marşı kabul edildi. İstiklal Marşının kabulü üzerinde 98 yıl geçti. Yarın yıl dönümünde yapılacak törenlerde konuşmalar için metinleri sizler için araştırdık. […]



12 Mart İstiklal Marşının kabulü konuşma metni! İşgal yılları sırasında ordunun moralini artırmak için marş yarışması düzenlendi. Mehmet Akif Ersoy’un yazdığı şiir birinci seçildi. 12 Mart 1921’de Birinci Türkiye Aka Millet Meclisi tarafından ,İstiklal Marşı kabul edildi. İstiklal Marşının kabulü üzerinde 98 yıl geçti. Yarın yıl dönümünde yapılacak törenlerde konuşmalar için metinleri sizler için araştırdık.

Bugün İstiklal Marşımızın kabul edilişinin 98. yıl dönümü… Milli Şairimiz Mehmet Akif Ersoy’un yazdığı diziler 12 Mart 1921 tarihinde Birinci Türkiye Aka Millet Meclisi tarafından kabul edildi.

Milli marşımızın yazarı Milli Eğitim Bakanlığı, Bakan Hamdullah Suphi aracılığıyla Mehmet Akif Ersoy’a yarışmaya katılması üzerine teklifte bulundu. Ersoy ise yarışmanın ödülünü almaması durumunda katılacağını bildirmiştir.

Milli Şairimiz Mehmet Akif Ersoy’un yazdığı İstiklal Marşı Türk milletinin simgesi oldu.

 İSTİKLAL MARŞI

Güftesi, Anadolu’da Millî Mücadele’nin devam ettiği sırada Mehmet Âkif Ersoy tarafından kaleme alınmış şiir. Şairin Kurtuluş Savaşı’nın kazanılacağına olan inancını, Türk askerinin yürekliliğine ve özverisine güvenini, Türk ulusunun bağımsızlığa, Hakk’a, yurduna ve dinine bağlılığını dile getirir.

Şiir, 12 Mart 1921’de Birinci Türkiye Aka Millet Meclisi tarafından İstiklâl Marşı olarak kabul edilmiştir. Bestesi Osman Zeki Üngör’e aittir. Orkestrasyonu Edgar Manas tarafından yapılmıştır.

Maarif Vekaleti, Türk Kurtuluş Savaşı’nın başlarında, İstiklâl Harbi’nin millî bir ruh içerisinde kazanılması imkânını sağlamak amacıyla 1921’de bir güfte yarışması düzenledi. Yarışmaya yekün 724 şiir katıldı. Yapıt gönderenler arasında Kazım Karabekir, Hüseyin Suat Yalçın, İsak Ferrara, Muhittin Baha Pars ve Kemalettin Kamu gibi tanınmış isimler de vardı. “Çanakkale Şehitleri” ve “Bülbül” gibi şiirlerin sahibi Mehmet Akif’in “Milletin başarılarının nakit ile övülemeyeceğini” düşündüğü için yarışmaya katılmak istemediği bilinir.

Son şiir gönderme tarihi olan 23 Aralık 1920’den sonra Eğitim Bakanlığı güfteleri incelemiş ancak içlerinde İstiklal Marşı olabilecek bir yapıt bulamamıştı. Mehmet Akif, Maarif Vekili Hamdullah Suphi Bey’in kendisine yazdığı 5 Şubat 1921 tarihli çağrı mektubundan sonra fikrini değiştirerek Ankara’daki Taceddin Dergahı’ndaki odasında, Türk Ordusuna hitap ettiği şiiri kaleme aldı ve bakanlığa teslim etti. Şiirde, ozan Kurtuluş Savaşı’nın kazanılacağına olan inancını, Türk askerinin yürekliliğine ve özverisine güvenini, Türk ulusunun bağımsızlığa, Hakk’a, yurduna ve dinine bağlılığını dile getirmiştir.Hamdul­lah Suphi Bey, Âkif’in şiirinin evvel cephede asker arasında okunma­sına karar verdi. Batı Cephesi Komutanlığına gönderilen şiir, askerin beğenisini kazandı.İstiklâl Marşı, 17 Şubat 1921 tarihinde Hakimiyet-i Milliye ve Sebilürreşad gazetelerinde yayınlandı, on iki gün sonra ise Konya’da Öğüt gazetesinde yer aldı.

Ön elemeyi geçen yedi şiir 12 Mart 1921’de Mustafa Kemal’in başkanlığını yaptığı meclis oturumunda tartışmaya açıldı. Mehmet Âkif’in şiiri meclis kürsüsünde Hamdullah Suphi Bey tarafından okundu Şiir okunduğunda milletvekilleri aka bir heyacana kapıldı ve öbür şiirlerin okunmasına gerek görülmedi.Bazı mebusların itirazlarına rağmen Mehmet Akif’in şiiri coşkulu alkışlarla kabul edildi.

Güfteye en katı eleştiri Kazım Karabekir’den geldi. Kazım Karabekir, 26 Temmuz 1922’de Bakanlar Kurulu Başkanı Rauf Bey’e yazdığı mektupta müsabaka sonucunun iptal edilmesini istemiş ve eleştirilerini sıralamıştır. Eleştirilere rağmen güftede bir değişikliğe gidilmedi ve Paşa da bu konuda ısrarcı olmadı.

Mehmet Âkif, kazandığı beş surat liralık ödülü fakir kadın ve çocuklarına iş öğreterek yoksulluklarına son vermek için kurulan Darülmesai’ye bağışladı. Şair ayrıca, İstiklâl Marşı’nın Türk Milleti’nin eseri olduğunu beyan etmiş ve İstiklâl Marşı’nın güftesini, şiirlerini topladığı Safahat’a iç etmemiştir.

Ülke harp içerisinde olduğu için, Âkif’in şiirinin bestelenmesi iki yıl ertelendi; 1923’ün 12 Şubat’ında İstanbul Maarif Müdürlüğü’ne beste yarışması açma görevi verildi.

Şiirin bestelenmesi için açılan ikinci yarışmaya 24 besteci katıldı. Üllkenin içinde bulunduğu zor koşullar nedeniyle sonucu belirleyecek bir değerlendirme yapılamadı. Bu nedenle güfte, ülkenin muhtelif yerlerinde farklı bestelerle okunmaya başlandı. Edirne’de Ahmet Yekata Bey’in, İzmir’de İsmail Zühtü Bey’in, Ankara’da Osman Zeki Bey’in, İstanbul’da Ali Rıfat Bey ve Zati Bey’in besteleri okunuyordu.

1924 yılında Ankara’da toplanan seçici kurul, Ali Rıfat Çağatay’ın bestesini kabul etmiştir. Bu beste 1930 yılına kadar çalındıysa da 1930’da değiştirilerek, dönemin Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası Şefi Osman Zeki Üngör’ün 1922’de hazırladığı bugünkü beste yürürlüğe konmuş, toplamda dokuz dörtlük ve bir beşlikten oluşan marşın armonilemesini Edgar Manas, bando düzenlemesini de İhsan Servet Künçer yapmıştır. Üngör’ün yakın dostu Cemal Reşit Rey’le yapılmış olan bir röportajda da kendisinin belirttiğine göre aslında diğer bir güfte üzerine yapılmıştır ve İstiklal Marşı olması düşünülerek bestelenmemiştir. Söz ve melodide yer yer görülen ahenk (Prozodi) eksikliğinin (örneğin “Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak” mısrası ezgili okunduğunda “şafaklarda” sözcüğü iki müzikal tümce arasında bölünmüştür) temel sebebi de budur. Protokol gereği, sadece ilk iki dörtlük beste eşliğinde günümüzde İstiklâl Marşı olarak söylenmektedir.

.