Gündem

2019 AK Parti Diyarbakır Belediye Başkanı adayı kim oldu?


Gündem

Belediye başkanların seçileceği yerl seçimlere az bir vakit kaldı.Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, elektronik ortamda gerçekleştirilen oylamanın sonuçları üzerinde yaptığı çalışma sonucu, namzet olacak isimler netleşti. Peki Ak Parti Diyarbakır Belediye Reis adayı kim oldu? Gelecek yıl 31 Mart’ta yapılacak Yerel İdareler Seçimleri için AK Parti’de hazırlıklar tamamlanma aşamasına geldi. Mahalli İdareler Seçimleri için 5-16 Kasım’da belediye reis namzet […]



Belediye başkanların seçileceği yerl seçimlere az bir vakit kaldı.Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, elektronik ortamda gerçekleştirilen oylamanın sonuçları üzerinde yaptığı çalışma sonucu, namzet olacak isimler netleşti. Peki Ak Parti Diyarbakır Belediye Reis adayı kim oldu?

Gelecek yıl 31 Mart’ta yapılacak Yerel İdareler Seçimleri için AK Parti’de hazırlıklar tamamlanma aşamasına geldi.

Mahalli İdareler Seçimleri için 5-16 Kasım’da belediye reis namzet adayı başvurularını saha AK Parti’de, geçtiğimiz hafta, tüm Türkiye’de aynı anda e-temayül yoklaması yapılmıştı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, elektronik ortamda gerçekleştirilen oylamanın sonuçları üzerinde yaptığı çalışma sonucu, namzet olacak isimler netleşti.

Büyük bir aksilik olmazsa 51 adayın kim olacağı netlik kazandı.

Listede Diyarbakır adayı ise Cumali Atilla oldu.

CUMALİ ATİLLA KİMDİR?

Cumali Atilla,1964 yılında doğduç Atilla, aslen Elazığlıdır.

AK Parti 2019 belediye reis adayları kim oldu? İl il AK Parti adayları! Son dakika!Popüler Haberler

DİYARBAKIRTürkiye’nin bir ili ve en kalabalık on ikinci şehri. TÜİK ADNKS verilerine göre 2017 sonu itibarıyla 1.699.901 nüfusa sahiptir. İlin yüzölçümü 15.168 km2’dir. Valiliğin denizden yüksekliği 674 m’dir. Diyarbakır kent merkezi yaklaşık 9000 yıllık bir geçmişe sahiptir.

Mezopotamya ile Anadolu medeniyetlerinin geçiş bölgesinde olan Diyarbakır’ın tarihi çok eski devirlere dayanmaktadır. Yontma taş ve Mezolitik devirlerde Diyarbakır ve çevresinde var olan mağaralardan burada yerleşim olduğu yapılan arkeolojik araştırmalar ile anlaşılmıştır. Eğil-Silvan yakınlarındaki Hassun Dicle Nehri ve kolları üzerinde Ergani yakınlarında Hilar mağaralarında bu çağdan kalma kalıntılar tespit edilmiştir.[12] Şehrin 65 kilometre kuzeybatısında Ergani ilçesi yakınlarında yer saha Çayönü Tepesi kazılarında, dünyanın en eski köyü bulunmuştur.Çayönü’ndeki insanlar zamanla göçebelikten yerleşik köy yaşama, avcılık ve toplayıcılıktan gıda üretimine geçmiştir.

Şehrin kent merkezinde, MÖ 3000 Hitit ve Hurri-Mittani egemenliği yaşanmıştır. MÖ 1260 yılına kadar egemenliklerini sürdüren Hurri-Mitaniler’den sonra sırasıyla Asurlular, Aramiler, Urartular, İskitler, Medler, Persler, Makedonyalılar, Selevkoslar, Partlar, Ermeniler, Romalılar, Sasaniler, Bizanslılar, Emeviler, Abbasiler, Hamdaniler, Mervaniler, Selçuklular, İnaloğulları, Artuklular, Eyyübiler, Moğollar, Akkoyunlular, Safeviler ve Osmanlılar Diyarbakır’a egemen olmuşlardır.

Asurlular döneminde şehir, bölge valilik merkezi olmuştur. Mîlâttan sonra bir ve ikinci asırlarda kent ve bölgesi için Romalılar ve Partlar arasında savaşlar yapılmıştır. Romalılar’ın hakimiyetine geçen kent Roma İmparatorluğu’nun yıkılması ile Bizans yönetime geçmiştir. Ömer döneminde islâm ordusu Diyarbakır’ı ve çevresini fethetmiştir. Halid bin Velid, Diyarbakır’a giren ilk İslam kumandanıdır. Diyarbakır böylece bir eyalet olarak İslâm devletine bağlandı.

869-899 yılları arasında Diyarbakır ve çevresinde Şeyhiler Hanedanı hüküm sürmüştür ama Halîfe Mütazıd bu hakimiyete son vermiştir. Daha sonraki yıllarda Hamdânîler hâkim oldularsa da, 990 yılında bölgeye hâkim olan Mervaniler 1096 yılına kadar saltanat sürdü. Alparslan 1071 Malazgirt Meydan Muharebesi’nden bir yıl önce Diyarbakır’a geldi. Mervânîler, Selçuklular’a tabi oldu. Melikşah’ın vefatından sonra Diyarbakır’da egemenlik Suriye Selçukluları’na geçti.

1095’te Türk emirlerinden Sadr’ın Amid valisiyken ölümü sonrasında kardeşi İnal şehre yönetici olmuş, İnal’ın kendi adıyla 1098 yılında İnaloğulları Beyliği’ni kurmasıyla bu beyliğin yönetiminde kalmıştır. 1142 yılından sonra da vezir Nisanoğlu Müeyyedüddin ve ardılları yarı müstakil olarak Âmid şehrini yönettiler. Eyyubilere tabi olan Artuklu Beyliği’nin Hasankeyf Artuklu hükümdarı Nureddin Muhammed’in talebi üzerine Âmid şehri Selahaddin Eyyubi komutasındaki Eyyubi ve Artuklu kuvvetlerince 1183 yılında ele geçirildi. Selahaddin Eyyubi şehri Nureddin Muhammed’e bırakmış ve böylece kent Hasankey Artukluları’nın başkenti olmuştur. 1232 yılına kadar Hasankeyf Artukluları’nın hakimiyetinde kalan yerleşim bu tarihte Eyyubiler tarafından ele geçirildi. 1241’de yılında Anadolu Selçuklu Devleti’nin denetiminde olan şehir, 1257-1259 yılları arasında Meyyafakirin Beyinin denetimine girdi. 1259’da İlhanlılar tarafından alınan kent kendilerine tabi olan Anadolu Selçukluları’na art verildi. Şehir, 1302 yılında İlhanlı hükümdarı tarafından Mardin Artukluları’na bırakıldı. 1394 yılına kadar Artuklu hakimiyetinde kaldı. Artuklular dönemlerinde kente önemli bir Türkmen kökenli nüfus yerleşimi olmuştur.

1394 yılında Timur tarafından yağmalanan yerleşim 1404 yılında Timur tarafından Akkoyunlular’a bırakıldı. Akkoyunlu devletinin kurulmasıyla da bir süre bu devlete başkentlik yaptı. Şehir, 1508’de Safeviler tarafından ele geçirildi.

1508-1515 yılları arasında Anadolu Beylikleri, Memlûkler Safevî devletleri arasında bu bölge için mücadele devam etti. Osmanlı hükümdarı Yavuz Sultan Selim, Diyarbakır’ı ve bütün Güneydoğu Anadolu’yu 15 Eylül 1515’te Bıyıklı Mehmet Paşa kumandasında Osmanlı egemenliğine kattı.

Diyarbakır, Osmanlılar döneminde önemli eyaletlerden birinin merkezi olmuş, doğuya sefer yapan orduların devinim üssü ve kışlağı görevini görmüştür. Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemlerinde özellikle I. Dünya Savaşı’nın yakın zamanlarında hastalık, yangın ve sefalet yüzünden büyük sıkıntı çeken Diyarbakır; Cumhuriyet devrinde büyük ve önemli imar, sosyal, kültürel ve ekonomik hareketler yaşamıştır. 1950’lerden sonra yeni kent kurulmuş; yollar, hastaneler, okullar ve çağdaş yapılarla gün geçtikçe büyümüş ve gelişmiştir. Yeni kent kara, hava ve demir yollarıyla Türkiye’nin dört bir yanına bağlanmış önemli merkezlerden biri haline gelmiştir.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti’nin 40 adayını açıklayacağı konuşmasını gerçekleştiriyor.

Erdoğan’ın açıklamaları şöyle:

“Konuşmamın başında Devlet Bahçeli’ye bir kez daha teşekkür ediyorum. Biz de AK Parti, olarak ülkemizin beka dayanağı olarak gördüğümüz Cumhur İttifakı’na bağlılığını duyuru ediyoruz. 3 büyükşehirde namzet çıkarmama kararı için de ayrıca teşekkür ediyorum. Bahçeli’nin ifadesiyle zillet ittifakı karşısında yükümüzün ne kadar ağır olduğunu bir kez daha anlatım etmek istiyorum.

Zira bu ittifakın içinde milletperverliğe karşı ne ararsanız var. Terör örgütünün destek verdiği partinin içinde olduğu ittifaktan hayır çıkar mı? Bugün bazı medya yayınlarında da gördüğümüz gibi, çocukları dağa kaçırıp onlara neler yapıldığını görüyoruz. Şu anda anamuhalefet partisi bu tür oluşumla, Kandil’den aldıkları icazet ile bir araya gelen oluşumu, benim milletim onları nasıl çukurlara gömdüyse sandığa da gömecektir. Çok çalışacağız.

Birileri için ittifaklar seçimle, sandıkla sınırlı olabilir. Biz ülkenin ve milletin geleceği için yaptığımız ittifakı sonraki nesillere de miras olarak bırakacağız. Bir kez daha Sayın Bahçeli ve MHP’ye gönül vermiş kardeşlerime bu kutlu yürüyüşe verdikleri destek için teşekkür ediyorum. 31 Mart yerel seçimlerindeki 40 adayı açıklamak için bir aradayız. Bu isimleri sizlerle paylaşmadan önce, milletimize nasıl bir yerel idareler vizyonu sunacağımızı anlatmak istiyorum.

Önümüzdeki ay tüm aday
larımızı duyuru ettikten sonra vizyonumuzu anlatacağız. Burada sadece bir çerçeve çizeceğiz. Yerel idarelerde milletimizin karşısına ilk çıktığımız 2004’te yerel kalkınma başlıyor demiştik. 1755 belediye başkanlığı ile büyük bir kalkınma başlatmıştık. Boğulma haline gelen birçok şehrimiz AK Parti ile yeni bir hale kavuşmuştu. 2007’de marka şehirler sloganıyla seçimlere girdik. Belediyelerin tam yarısına denk gelen 1455 belediye ile milletimizden destek aldık.

2014 seçimlerine farklı bir atmosferde girdik. Önce gezi olayları, sonra FETÖ’nün yargı vuruş girişimi sonrası girdik. Daima hizmet, daima ulus sloganıyla girdik. Belediyelerin yüzde 59’unu kazandık. Böylece yerel idareler seçimlerindeki en büyük başarımızı kazandık. Şimdi 2019 için asıl sloganımız belli ama bunu manifestomuzla açıklayacağız. Hizmet belediyeciliği ile daha ileri taşıyacağız.

Şairlere ilham olmuş şehirlerimiz var. Ülkemizin son asırda yaşadığı sıkıntılar şehirlerimizi de yordu, karakterinde derin yaralar açtı. Biz bu asırlık ihmalleri giderme mücadelesi verdik. Kronik sorunları çözerken, belediyeciliğe de yeni bir ebat kazandırdık. Biz milletimizin aklını çelmenin değil, gönüller girmenin peşinde olduk. Biz her şeyden önce kalpleri fethetmenin mücadelesini sürdürdük. Seçimler sandıklarda değil, kalpler de kazanılır ve kaybedilir. Bunu çözünce, sandıkların formalite olacağını biliyorduk. Milletin kapısını sadece seçimlerde çalan partiler başarısız oldular. Biz yılın 365 günü ulus için çalıştık, sandıktan hep galip çıktık. Başarı formülümüz aynıdır

Şunu unutmayın, AK Parti’nin her bir gönüllüsü, her mahalle, her köyde kapısını çalmadık, elini sıkmadık vatandaş bırakmamayı sürdürecek miyiz? Bakın başlayacak mıyız demiyorum, sürdürecek miyiz diyorum. Oy vermeyen vatandaşlarımızı saflarımıza katmaya çalışacağız. Oy vermeyenlere de hizmet götürerek onların da kalplerini kazanmaya çalışacağız. AK Parti’nin hedefi yüzde yüzü kazanmaktır. Biz oy oranımız düşünce iktidar tehlikede olduğu için değil, milletimizin kalbindeki yerimizden irtifa kaybettiğimiz için üzülüyoruz. Yükseldiğimizde de gönüllerdeki yerimiz sağlam olduğu için seviniyoruz.

Belediye başkanı halkına tepeden bakamaz. Samimiyet ehlidir, önce millet, önce ülke demelidir. Bulunduğu görevde kibir, büyüklük taslama, millete tepeden bakma hastalığına kapılan kimsenin AK Parti çatısı altında yeri yoktur. 31 Mart’ta milletimizin gönlündeki yerimizi daha da yükseğe çıkaracağız.

1994 öncesi İstanbul’dan bahsedeceğim size… Musluklardan suyu akmayan, binasının önünden çöpü toplanmayan, kaldırımı zaten olmayan, mahallesine çamurdan girilmeyen, ulaşımı yetersiz, iletişimi kopuk… Çocuklarını güvenli bir şekilde salamayan insanı vizyonunuzla heyecanlandıramazsınız. İnsanın varoluşundan ihtiyaç duyduğu barınma, giyinme, yeme, güvenlik ihtiyaçlarını sağlamanız gerekiyor. AK Parti tıpkı hükümet yönetiminde olduğu gibi, belediyecilikte de ülkenin gelişmesini hedeflemiştir. Bugün şehirlerimizi yaşam kalitemizi nasıl yükselteceğimizi tartışıyoruz. Dün yıkık dökük yapılardan bahsediyorduk, bugün yüksek binaları tartışıyoruz. Akıllı şehirlerden bahsediyoruz. Bunları çoğaltmak mümkündür. Ülkemiz geliştikçe milletimizin olaylara bakışının değiştiğini görüyoruz.

 

 

.