Kıbrıs

2019 Yerel Seçim AK Parti Erzincan adayı kim oldu?


Kıbrıs

2019 Mahalli Seçim AK Parti Erzincan adayı kim oldu? 31 Mart’ta yapılacak Mahalli İdareler seçimi gün geçtikçe yaklaşırken vatandaşlar da internette konuyu inceliyor ve partilerin il il belediye reis adaylarının kim olduğunu öğrenmeye çalışıyor. Bir aksilik olmazsa bugün birçok AK Parti Belediye Reis adayını açıklayacak olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın konuşması heyecanla bekleniyor. Biz de […]



2019 Mahalli Seçim AK Parti Erzincan adayı kim oldu? 31 Mart’ta yapılacak Mahalli İdareler seçimi gün geçtikçe yaklaşırken vatandaşlar da internette konuyu inceliyor ve partilerin il il belediye reis adaylarının kim olduğunu öğrenmeye çalışıyor. Bir aksilik olmazsa bugün birçok AK Parti Belediye Reis adayını açıklayacak olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın konuşması heyecanla bekleniyor. Biz de bu konuyu sizler inceledik ve detayları haberimize ekledik. Peki AK Parti Erzincan Belediye Reis Adayı kim oldu? Açıklandı mı? İşte Mahalli Seçim 2019 AK Parti adayları…

AK PARTİ ERZİNCAN BELEDİYE BAŞKAN ADAYI KİM?

– AK Parti Erzincan Belediye Reis AdayıCumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklandı. 2019 Mahalli Seçimlerinde AK Parti Erzincan adayı Cemalettin Başsoy oldu.

RECEP TAYYİP ERDOĞAN

Aslen Rizeli olan Recep Tayyip Erdoğan, 26 Şubat 1954’te İstanbul’da doğdu. 1965 yılında Kasımpaşa Piyale İlkokulu’ndan, 1973 yılında ise İstanbul İmam Hatip Lisesi’nden mezun oldu. Fark dersleri sınavını vererek Eyüp Lisesi’nden de diploma aldı. Üniversiteyi Marmara Üniversitesi İktisadî ve Ticarî Bilimler Fakültesi’nde okuyan Erdoğan, bu okuldan 1981 yılında mezun oldu.

Gençlik yıllarından itibaren sosyal yaşam ve siyasetle iç içe bir yaşamı tercih eden Erdoğan, disiplinli ekip çalışmasının ve takım ruhunun önemini kendisine çok genç yaşlarda öğreten futbolla 1969-1982 yılları arasında amatör olarak ilgilendi. Aynı zamanda bu yıllar, genç bir idealist olarak ülke meseleleri ve toplumsal sorunlarla ilgilenen Recep Tayyip Erdoğan’ın aktif politikaya adım attığı döneme rastlamaktadır.

Lise ve üniversite yıllarında Millî Türk Talebe Birliği öğrenci kollarında aktif görev saha Recep Tayyip Erdoğan, 1976 yılında MSP Beyoğlu Gençlik Kolu Başkanlığı’na ve aynı sene MSP İstanbul Gençlik Kolları Başkanlığı’na seçildi. 1980 yılına kadar bu görevlerini sürdüren Erdoğan, siyasi partilerin kapatıldığı 12 Eylül döneminde, özel sektörde bir süre müşavirlik ve üst düzey yöneticilik yaptı.

1983 yılında kurulan Refah Partisi ile fiilî siyasete art dönen Recep Tayyip Erdoğan, 1984 yılında Refah Partisi Beyoğlu İlçe Başkanı, 1985 yılında ise Refah Partisi İstanbul İl Başkanı ve Refah Partisi MKYK üyesi oldu. İstanbul İl Başkanlığı görevi sırasında öbür siyasi partiler için de model olan yeni bir örgütsel bina geliştiren Erdoğan, bu dönemde özellikle kadınların ve gençlerin siyasete katılımını artırmaya yönelik çalışmalar yaptı; siyasetin tabana yayılarak geniş kamu kitleleri tarafından benimsenip saygınlık görmesi yolunda önemli adımlar attı. Bu yapılanma, mensubu bulunduğu Refah Partisi’ne 1989 Beyoğlu mahalli seçimlerinde büyük bir başarı kazandırırken, vatan genelinde de parti çalışmaları için örnek teşkil etti.

27 Mart 1994 mahalli seçimlerinde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçilen Recep Tayyip Erdoğan, siyasî yeteneği, ekip çalışmasına verdiği önem, insan kaynakları ve malî konulardaki başarılı yönetimiyle dünyanın en önemli metropollerinden biri olan İstanbul’un kronikleşmiş sorunlarına doğru teşhis ve çözümler üretti. Su sorunu, yüzlerce kilometrelik yeni boru hatlarının döşenmesiyle; çöp sorunu ise dönemin en çağdaş geri-dönüşüm tesislerinin kurulmasıyla çözümlendi. Hava kirliliği sorunu Erdoğan döneminde geliştirilen doğalgaza geçiş projeleriyle son bulurken, kentin trafik ve ulaşım açmazına karşı 50’den çok köprü, geçit ve çevre yolu inşa edildi; sonraki dönemlere ziya tutacak birçok proje geliştirildi. Belediye kaynaklarının doğru kullanımı ve yolsuzluğun önlenmesi amacıyla olağanüstü önlemler saha Erdoğan, 2 milyar dolar borçla devraldığı İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin borçlarını büyük ölçüde ödedi ve bu arada 4 milyar dolarlık yatırım gerçekleştirdi. Böylece, Türkiye’nin belediyecilik tarihinde yeni bir çığır açan Erdoğan, bir yandan öbür belediyelere örnek olurken, bir yandan da kamu nezdinde büyük bir güven kazandı.

Recep Tayyip Erdoğan, 12 Aralık 1997’de Siirt’te halka hitaben yaptığı konuşma sırasında, Millî Eğitim Bakanlığı tarafından öğretmenlere tavsiye edilen ve bir devlet kuruluşu tarafından yayınlanan bir kitaptaki şiiri okuduğu için hapis cezasına mahkûm edildi ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevine son verildi.

Recep Tayyip Erdoğan, 4 ay kaldığı cezaevinden çıktıktan sonra kamuoyunun ısrarlı talebi ve gelişen demokratik sürecin bir sonucu olarak 14 Ağustos 2001’de arkadaşlarıyla beraber Adalet ve Kalkınma Partisi’ni (AK Parti) kurdu ve Kurucular Kurulu tarafından AK Parti’nin Kurucu Umumi Başkanı seçildi. Milletin teveccüh ve güveni AK Parti’yi daha kuruluşunun ilk yılında Türkiye’nin en geniş kamu desteğine sahip siyasî hareketi hâline getirdi ve 2002 yılı umumi seçimlerinde üçte ikiye yakın parlamento çoğunluğuyla (363 milletvekili) tek başına iktidara taşıdı.

Hakkındaki mahkeme kararı nedeniyle 3 Kasım 2002 seçimlerinde mebus adayı olamayan Erdoğan, yapılan yasal düzenlemeyle mebus adaylığının önündeki yasal engelin kalkması üzerine, 9 Mart 2003’te Siirt ili mebus yenileme seçimine katıldı. Bu seçimde oyların yüzde 85’ini saha Erdoğan, 22. Dönem Siirt Mebus olarak parlamentoya girdi.

15 Mart 2003 tarihinde Başbakanlık görevini üstlenen Recep Tayyip Erdoğan, aydınlık ve sürekli kalkınan bir Türkiye idealiyle, hayatî öneme sahip birçok reform paketini kısa süre içinde uygulamaya koydu. Demokratikleşme, şeffaflaşma ve yolsuzlukların engellenmesi yolunda büyük mesafeler katedildi. Buna enlem olarak ülke ekonomisi ve cemiyet psikolojisini menfi yönde etkileyen ve on yıllardır çözülemeyen enflasyon denetim altına alındı, itibarını yeniden kazanan Türk Lirası’ndan 6 sıfır atıldı. Devletin borçlanma ürem oranları aşağı çekildi, şahıs başına düşen millî gelirde büyük artış gerçekleştirildi. Ülke tarihinde daha önce görülmemiş sürat ve sayıda baraj, konut, okul, yol, hastane ve enerji santrali hizmete girdi. Bütün bu müspet gelişmeler, bazı yabancı gözlemciler ve Batılı liderler tarafından “Sessiz Devrim” olarak adlandırıldı.

Recep Tayyip Erdoğan, Avrupa Birliği’ne giriş sürecinde ülke tarihinin dönüm noktası olarak nitelenen başarılı girişimlerine ek olarak, akılcı hariç politikası ve yoğun ziyaret-temas trafiğiyle Kıbrıs sorununun kalıcı çözüme kavuşturulması ve dünyanın çeşitli ülkeleriyle verimli ilişkiler geliştirilmesi konularında önemli adımlar attı. Tesis edilen istikrar ortamı iç dinamikleri harekete geçirirken, Türkiye’yi bir merkez ülke hâline getirdi. Türkiye’nin ticaret hacmi ve siyasal gücü, yalnız içinde bulunduğu coğrafî bölgede değil, uluslararası alanda da hissedilir düzeyde arttı.

Recep Tayyip Erdoğan, 22 Temmuz 2007 umumi seçimlerinde F,6 oy alarak büyük bir zafer kazanan AK Parti’nin Umumi Başkanı olarak Türkiye Cumhuriyeti’nin 60. Hükûmeti’ni kurdu ve tekrar güvenoyu aldı.

Recep Tayyip Erdoğan, 12 Haziran 2011 seçimlerinden de daha büyük bir zaferle çıktı ve % 49,8 oy alarak 61. Hükûmeti kurdu.

10 Ağustos 2014 Pazar günü, Türk siyasi tarihinde ilk kez doğrudan halkın oylarıyla ve ilk turda 12. Cumhurbaşkanı seçildi.

16 Nisan 2017 tarihindeki kamu oylamasında kabul edilen Anayasa değişikliği ile Cumhurbaşkanının partili olabilmesinin önünün açılmasının ardından Recep Tayyip Erdoğan, 21 Mayıs 2017 tarihinde gerçekleştirilen 3. Olağanüstü Büyük Kongrede, kurucusu olduğu AK Parti’nin Umumi Başkanlığına yeniden se
çildi.

24 Haziran 2018 Pazar günü yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde R.59 oy oranıyla yeniden Cumhurbaşkanı seçildi.

16 Nisan 2017’de kabul edilen Anayasa değişikliği ile hayata geçirilen Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’nin ilk Cumhurbaşkanı olarak 9 Temmuz 2018 tarihinde ant ederek görevine başladı.

Recep Tayyip Erdoğan, evli ve 4 çocuk babasıdır.

ERZİNCAN

Erzincan, şark Anadolu Bölgesi’nin Yukarı Fırat Bölümü’nde 39 02′- 40 05′ şimal enlemleri ile 38 16′- 40 45′ şark boylamları arasında yer alan, dokuz ilçeden oluşan bir il. Bunlar Merkez, Refahiye, Kemah, Kemaliye, Tercan, Çayırlı, İliç, Otlukbeli ve Üzümlü’dür. Kuzeyinde, Giresun, Bayburt, Gümüşhane; batısında Sivas; doğusunda Erzurum ve Bingöl; güneyinde ise Tunceli, Malatya ve Elazığ illeri bulunmaktadır. Tarihi ipek yolunun üzerinde yer alır.

TarihçeTarih öncesi çağlarda Urartu egemenliğinde olan bölge doğu-batı, güney-güneybatı yol güzergahlarında olması ve tarihi İpek Yolu’nun Erzincan’dan geçmesi sebebiyle tarih boyunca önemini korumuştur. Bu ticari kaygılar bölgeye Urartular haricinde Hititleri, Medleri, Persleri, Makedonlarıve Romalıları da çekmiştir.

Uzun süre şark ve batının çekişmesine sahne olan Erzincan, 7. yüzyıldan itibaren Müslüman akınlarına uğramış, birkaç kere Bizanslılar ve Araplar arasında el değiştirmiştir.1071 Malazgirt zaferiyle Türkler Anadolu’ya girmiş ve zaferin derhal arkasından Sultan Alparslan’ın kumandanlarından buyruk Mengücek tarafından Kemah civarında İlk Türk Beyliği olan Mengüçlü Beyliği kurulmuştur. Mengücek Beyliği 1228’e kadar devam etmiş, Anadolu Selçuklu hükümdarı I. Alâeddin Keykubad tarafından sona erdirildikten sonra Erzincan, Anadolu Selçuklu Devleti’nin egemenliğine girmiştir. 1230’da Anadolu Selçukluları ile Harzemşahlar arasındaki Yassı Çemen Muharebesi’ne sahne olan Erzincan Moğol istilasına uğramıştır. kısa bir dönem sonra İlhanlılar’ın egemenliğine girmiştir. İlhanlılar yöreyi beylerle (Vali) yönetmişlerdir. Son İlhanlı valisi olan Alaaddin Eretna ilhanlı hükümdarı Bahadır Han’ın ölümü (1335) üzerine İlhanlılarla olan bağını keserek görünüşte Celayirîler’e bağlı kalarak bağımsızlığını duyuru etmiştir. Böylece Erzincan 1335-1381 yılları arasında Eretna Devleti’nin hakimiyeti altında kalmıştır. Eretna Devleti’nin Erzincan’daki yöneticisi Pir Hüseyin’in 1379 yılında ölümü üzerine Mutahharten Bey yönetimi ele geçirerek; aynı sene adına nakit bastırıp ve hutbe okutarak Erzincan merkez olmak üzere bağımsızlığını duyuru etmiş ve Erzincan Beyliği’ni kurmuştur.

1401’de Yıldırım Bayezid tarafından Osmanlı egemenliğine katılan Erzincan kısa bir süre sonra Timur’un istilasından kurtulamamış ve devamında 1419’da Karakoyunlular’ın, 1455’te Akkoyunlular’ın eline geçmiştir. Otlukbeli ilçesinde 11 Ağustos 1473 tarihinde, Fatih Sultan Mehmet ve 100 bin benlik Osmanlı ordusu ile Uzun Hasan ve 70 bin benlik Akkoyunlu ordusu arasında gerçekleşen Otlukbeli Savaşı’nda kazanan Osmanlılar bölge üzerinde tam bir hakimiyet kurmamışlar, bir süre mahalli beylerin yönetiminde bırakılmış, 1514’te Yavuz Sultan Selim tarafından savaşsız bir şekilde Osmanlı devletine katılmıştır. Erzincan 17. yüyılda Celali isyanlarından, 19. yüzyılda da ova köylerini basan Dersim aşiretlerinden ziyan görmüştür.I. Dünya Savaşı’nda Sarıkamış Savaşı’nın galibi General Nikolay Yudeniç komutasındaki Rus Kafkasya Ordusu 1915 yılının yaz aylarında Anadolu’ya taarruza geçmiş ve Erzincan’a kadar ilerlemiştir. Malazgirt’te karşı karşıya kalan iki ordu arasındaki savaşı’nı Osmanlı ordusu kazanmış ve Rus ordusu Malazgirt’i terk ederek Van’a doğru çekilmiştir. Böylece Türkler Malazgirt’te kazanarak yerleştikleri toprakları 844 sene sonra, tekrar Malazgirt’te kazanarak korumuşlardır; ancak Rus ordusu art dönerek 2 Temmuz 1916’da Erzincan Muharebesi’ni kazanarak Erzincan’ı işgal etmiştir. Rus ordusu ile beraber devinim eden ayrılıkçı Ermeni çeteleri de Erzincan’a inmişler, 18 Aralık 1917 de Sovyet hükümeti ile yapılan Erzincan Mütarekesi ile 11 Ocak 1918 de Rus askerleri bölgeden çekilmiş ancak Ermeni çeteleri katliama varan birçok kanlı olaya neden olmuştur. Kazım Kara Bekir komutasındaki askeri birlikler 13 Şubat 1918 de Erzincan’ı 22 Şubat 1918 de Tercan’ı ermeni silahlı güçlerinden kurtarmışlardır.

.