Gündem

8 Mart kar tatili var mı? Yarın okullar tatil mi? Bingöl,Erzurum,Van…


Gündem

8 Mart kar tatili var mı? Gündemde kar yağışı ile ilgili haberler gündemde yer alıyor. Karlıova’da kar yağışının etkisi altında kalmasından sonra eğitime ara verildi. Kar tatilinin yarın olup olmayacağı ise merak konusu. Peki 8 Mart kar tatili var mı? Merak edilen detaylar haberimizde… Bingöl’ün Karlıova ilçesinde, kar yağışı sabaha karşı etkili oldu. Kar yağışı […]



8 Mart kar tatili var mı? Gündemde kar yağışı ile ilgili haberler gündemde yer alıyor. Karlıova’da kar yağışının etkisi altında kalmasından sonra eğitime ara verildi. Kar tatilinin yarın olup olmayacağı ise merak konusu. Peki 8 Mart kar tatili var mı? Merak edilen detaylar haberimizde…

Bingöl’ün Karlıova ilçesinde, kar yağışı sabaha karşı etkili oldu. Kar yağışı nedeniyle ilçe beyaza bürünürken, öğle saatlerinde tipi de etkisi göstermeye başladı. Tipi nedeniyle caddelerde insanlar güçlükle yürüdü. İlçe Kaymakamlığı tarafından, kar ve tipi nedeniyle okullarda eğitim öğretime bugün için öğleden sonra ara verildiği bildirildi.

Kaymakamlık açıklamasında, “Yoğun kar yağışı ve fırtına dolayısı ile Karlıova da 07.03.2019 günü öğleden sonra okullar tatil edilmiştir” denildi.

Bazı öğrenciler kendi imkanlarıyla, bazıları da okula gelen aileleri ile beraber evlerine döndü. Vatandaşlar mart ayında kar ve tipinin bu şekilde etkili olmasının hayat şartlarını zorlaştırdığını aktardı.

8 Mart için henüz bir izah gelmedi. Ancak izah yapılırsa sitemizde yer alacak.

KAR

Kar, beyaz, parlak, çoğunlukla altıgen şekilli, buz kristallerinden oluşan bir yağış çeşididir. Buz kristalleri 0 °C altında su buharının Yoğunlaşması ile oluşur.

Çok sayıda kar kristal çeşidi olmasına karşın hepsi altı köşelidir. Kar tanelerinin kristal yapıları birbirinin tıpa tıp aynısı değildir. Mikroskopla büyütülen kar taneleri üzerinde yapılan araştırmalarda, kristal yapıları birbirinin aynı olan iki kar tanesine rastlanmamıştır. Kar kristalleri üzerinde ilk araştırmaları yapan Amerikalı Wilson Bentley, gördüğü muhteşem sanat karşısında adeta büyülenmiş ve elli sene boyunca devamlı kar kristali fotoğrafı çekmiştir. Elde ettiği 6000 resim içinde kristal yapıları birbirinin aynı olan iki kar tanesine rastlayamamıştır. Daha sonraları öbür ilim adamlarının sürdürdüğü çalışmalar neticesinde şimdiye kadar kar tanecikleri arasında aynı büyüklükte, aynı şekilde ve aynı sayıda su molekülü ihtiva eden iki kristal bile bulunamamıştır.

Kar kristallerinin şekillerinin fazla fazla çeşitlilik göstermesi, popüler olan “birbirine eş iki adet yok” ifadesine yol açmıştır. İstatistik olarak olası olmasına rağmen, yere inerken kristalin maruz kaldığı sıcaklık ve nem fazla fazla değişkenlik gösterdiği için aynı şekilde iki kristal oldukça nadir oluşur. 1885 yılından itibaren mikroskopla fotoğraflama yöntemi ile ikiz kar kristali arama girişimleri sonucunda bugün binlerce kar kristalinin farklı varyasyonlarını bilmekteyiz. Aynı koşullarda oluşan kar kristallerinin birbirlerine eş olmaları, oluşum ortamları birbirine ne kadar fazla benzerse, o kadar olasıdır. Birbirinin aynısı iki kar kristali 1988 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin Wisconsin eyaletinde tespit edilmiştir.

Çapları 2–4 mm, ağırlıkları ise yaklaşık 0,005 gram olan kar tanecikleri havanın gösterdiği direnç sebebiyle süzülerek (limit hızla) yere inerler. Bu inme sırasında tanecikler birbirlerini ittiklerinden yapışmazlar. Özelliklerini koruyarak yere inerler. Bunlar güneş ışığını tamamen yansıttıkları için ak olarak görülürler. Kar yağışı genellikle hava sıcaklığı -4 °C ilâ -20 °C arasındayken olur. Bu yağış, sıcaklık sıfırın altında birkaç radde olduğunda ağır, nemli, ebatları bir santimetreye ulaşan parçalar halinde gerçekleşir. “Lapa lapa kar yağması” tabiri bu vaziyet için kullanılır. Atmosfer ile toprağın sıcaklıkları eşit olursa yüzeye ulaşan kar derhal erimez. Toprak sıcaklığı atmosfer sıcaklığının üzerinde ise, yere düşen kar kısa sürede erir.

Dünya üzerinde bir bölgede, kar yağışı olma ihtimali, o bölgenin ekvatordan uzaklık ve deniz seviyesinden yüksekliği ile doğru orantılıdır. Buna karşın ılıman bölgelerin siyah iklimi görülen kısımlarında, ekvatordan uzaklık ve denizden yükseklik şartları yeterli durumda olmasa bile, kar yağışı görülür. Yapılan araştırmalarda tüm yağışların altı veya sekizde birinin kar olarak gerçekleştiği anlaşılmıştır. Karın, ziraat toprağını koruması ve nemli tutmasında önemi büyüktür. Kar, yeryüzü ve yeraltı su rezervlerinin ana kaynağıdır.

Kar, -8 °C’de, bitkilerin üzerinde ince bir hava tabakası bırakarak, bu bölgeyi 0 °C olacak şekilde örter. Kış boyunca toprak ve bitkileri donmaktan koruyan kar, ilkbaharda sıcaklığın artmasıyla eriyerek nehirlere ulaşır. Ayrıca kışın yağan ve dörtte üçü üst kısımlarda kalan kar, yaz kuraklığına karşı da toprağı ve bitkileri korumuş olur. Karda bulunan amonyak, kar erimesiyle beraber toprakta kalır. Bu amonyak, azot bakterileri tarafından kalsiyum nitrat gibi azot tuzlarına çevrilerek bitkilerin azot ihtiyacını karşılar.

.