Kıbrıs

Abdullah Gülün yeni partisinin ismi nedir?


Kıbrıs

Abdullah Gül ve Ahmet Davutoğlu’nun yeni partisinin ismi nedir? 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Ali Babacan ve eski başbakan Ahmet Davutoğlu’nun yeni bir parti kuracağı gündemde konuşuluyor. Peki Abdullah Gül ve Ahmet Davutoğlu’nun yeni partisinin ismi nedir? Merak edilen detaylar haberimizde… AK Parti içindeki küskünlerin Abdullah Gül, Ahmet Davutoğlu ve Ali Babacan öncülüğünde kuracakları iddia edilen […]



Abdullah Gül ve Ahmet Davutoğlu’nun yeni partisinin ismi nedir? 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Ali Babacan ve eski başbakan Ahmet Davutoğlu’nun yeni bir parti kuracağı gündemde konuşuluyor. Peki Abdullah Gül ve Ahmet Davutoğlu’nun yeni partisinin ismi nedir? Merak edilen detaylar haberimizde…

AK Parti içindeki küskünlerin Abdullah Gül, Ahmet Davutoğlu ve Ali Babacan öncülüğünde kuracakları iddia edilen partiyle ilgili her geçen gün yeni gelişmeler yaşanıyor.

Gül, Davutoğlu ve Babacan’ın kuracağı öne sürülen partinin ismi henüz belirsizliğini korurken kısa süre önce “Yeni Bir Parti” adlı bir internet sitesi sessiz sedasız hayata geçirildi.

Söz konusu “Yeni Bir Parti” kendisini ‘merkez sağda’ tanımlarken, kurucuların ve partinin isminin daha sonra açıklanacağı duyuruldu.

“Süper Güç Türkiye” vaadinde bulunan parti “Korkaklar tarih yazamaz” mottosunu benimsedi.

“Yeni Bir Parti”nin ilk açıklamasında şu ifadeler yer aldı;

“Kendisini merkez sağda konumlandıran ve dört eğilimi bir araya getirecek olan Partimizin müessese çalışmaları devam etmektedir. Kurucu kadromuz ve partimizin ismi, politika ve vaatlerimizin kadromuzun gölgesinde kalmaması için stratejik bir tercih olarak müsait göreceğimiz tarihe kadar açıklanmayacaktır.

Biz; AK Parti iktidarının 16 küsur yıllık iktidarı boyunca başarıları ve başarısızlıklarıyla tarihe geçtiğini, bu iktidarın artık yorulduğunu ve ulusal menfaatlerimizin bayrağın daha liyakatli, pak ve genç kadrolarca devralınmasını gerektirdiğini düşünen mesuliyet bilinci yüksek bir kadroyuz.

Biz; siyasete yeni bir anlayış, taze kan ve heyecan getirecek, ayrıştırıcı değil birleştirici bir dil kullanacak ulusal bir kadroyuz.

Biz; Türkiye’nin tüm renklerini temsil eden ve dört siyasi eğilimi ulusal menfaatlerimiz temelinde bir araya getiren genç, dinamik ve azimli bir kadroyuz.

Biz; vatandaşlarımız arasındaki var siyasi, ideolojik, etnik, dinsel ve mezhepsel farklılıkları tehdit olarak değil, tersine büyük bir zenginlik olarak gören demokrat bir kadroyuz.

Biz; dünya görüşleri birbirinden farklı ancak bu farklılıkları saygıyla karşılayan ve ulusal menfaatlerimiz doğrultusunda bir araya gelerek ülkemizi her alanda gelişmiş dünya ülkeleri seviyesine çıkarmayı hedefleyen icraat odaklı bir kadroyuz.

Biz; Türkiye Cumhuriyeti Devleti vatandaşı herkesin ortak çıkarı olan daha müreffeh, daha özgürlükçü, daha demokratik ve daha güçlü bir Türkiye için çaba sarf etmeyi bir görev ve mesuliyet olarak gören ve Süper Güç Türkiye idealimizi gerçekleştirebilecek bilgi, tecrübe ve donanıma sahip liyakatli bir kadroyuz.

Biz; ortak akla ve istişareye önem veren, yeni fikirlere, önerilere ve yapıcı eleştirilere açık bir kadroyuz.

Biz; sırtını milletimiz dışında hiçbir güce dayamadan, sadece milletimizin sağduyusuna ve ferasetine güvenerek yola çıkan ulusal bir kadroyuz.

“GAYRET BİZDEN, DESTEK MİLLETİMİZDEN, BAŞARI ALLAH’TAN”

Genç, temiz, ülkü sahibi, her görüşe saygılı, ortak akla önem veren ve aynı zamanda devletin yapısını ve işleyişini iyi bilen, hızlı karar alabilecek ve liyakat sahibi kadrolardan oluşan Partimiz, milletimizin dertlerine derman olacak ve ülkemizi her alanda gelişmiş ülkelerden de ileri bir seviyeye ulaştıracaktır.

Yeni Parti, başta gençlerimiz olmak üzere tüm halkımızı ülkemizin süper bir güç olmasını hedefleyen yeni bir ülkü etrafında birleştirecek ve bir yandan demokratik hak ve özgürlükler açısından, öbür yandan da ekonomik gelişmişlik ve kalkınma açısından kısa zamanda çok önemli icraatlara imza atacak ve milletimizi madden ve manen zenginleştirecektir.

Yeni Parti, kendisini siyasi yelpazenin sağında, Merkez Sağda konumlandırmaktadır. Yeni Parti, her türlü aşırılığa ve vatandaşlarımızın din, mezhep, ideoloji ve etnik kökenler itibariyle ötekileştirilmesine ve kutuplaştırılmasına şiddetle karşıdır.

Yeni Parti, her anlayıştan vatandaşımızın bünyesinde kendisine yer bulabileceği ve düşüncelerini anlatım edebileceği birleştirici ve demokratik bir anlayışı benimsemektedir.

Yeni Partinin misyonu, milletimize bir ideolojiyi veya yaşam tarzını dayatmak değildir. Yeni Partinin misyonu; tüm vatandaşlarımızın katkılarıyla ve adeta bir seferberlik halinde ülkemizi ekonomik, askeri, sosyal ve kültürel alanlarda dünyanın başat güçlerinden biri haline getirmek ve vatandaşlarımıza gelişmiş ülkeler düzeyinde müreffeh bir yaşam sunarak milletimizi zenginleştirmektir.

Gelişmiş demokrasisi, gelişmiş ekonomisi, gelişmiş sosyal ve kültürel yapısı ve güçlü ordusuyla; dosta güven veren, düşmana korku salan, mazlumun yanında ve zalimin karşısında durabilecek Süper Güç Türkiye, Yeni Partinin yegâne amacıdır.

Gayret bizden, destek milletimizden, başarı Allah’tan…”

ABDULLAH GÜL KİMDİR?

29 Ekim 1950’de Kayseri’de doğdu. Öğrenimini Kayseri Lisesi ve İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’nde yaptı. Aynı fakültede başladığı doktora çalışmaları için iki sene İngiltere’de kaldı ve 1983’te İstanbul Üniversitesi’nden Doktor unvanı aldı. Sakarya Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümü’nün kuruluşunda çalıştı ve aynı bölümde iktisat dersleri verdi. 1989’da uluslararası iktisat dalında Doçent oldu. 1983-1991 yılları arasında merkezi Cidde’de olan İslam Kalkınma Bankası’nda ekonomist olarak çalıştı. 1991 – 2007 yılları arasında Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde beş dönem Kayseri Mebus olarak hizmet verdi. 1991 – 1995 yılları arasında TBMM’de Plan ve Bütçe Komisyonu üyeliği yaptı. 1991 – 2001 yılları arasında Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi üyesi olarak Konsey’in Kültür, Tüzük, Siyasi ve Ekonomik Kalkınma komitelerinde çalıştı. 1995 – 2001 yılları arasında TBMM’de Dışişleri Komisyonu’nda üye olarak görev yaptı. 1996’da kurulan 54. Hükümet’te Devlet Bakanı ve Hükümet Sözcüsü olarak görev aldı.

2000 yılında Yenilikçi Hareket’e liderlik etti ve Fazilet Partisi Kongresi’nde umumi reis adayı oldu.

2001’de Adalet ve Kalkınma Partisi’nin kuruluşunda rol saha öncülerden oldu. Siyasî ve Hukukî İşlerden Sorumlu Umumi Reis Yardımcısı olarak görev yaptı.

2001 – 2002 yılları arasında NATO Parlamenterler Meclisi üyeliği yaptı.

2002’de Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi’nde 10 sene aralıksız sürdürdüğü başarılı çalışmalarından ötürü kendisine “Pro merito” madalyası ve “Sürekli Onursal Üye” unvanı verildi.

18 Kasım 2002’de Başbakan olarak Türkiye Cumhuriyeti’nin 58. Hükümeti’ni kurdu.

2003 – 2007 yılları arasında 59. Hükümet döneminde Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı olarak görev yaptı.

28 Ağustos 2007 tarihinde, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından Türkiye’nin onbirinci Cumhurbaşkanı olarak seçildi.

Bulgaristan Burgaz Hür (2003), İngiltere Exeter (2005), Azerbaycan Bakü Devlet (2007), Romanya Dimitrie Cantemir Hıristiyan (2008), Kazan Devlet (2009), Hindistan Amity (2010), Bangladeş Dakka (2010), Pakistan Kaid-i Azam, Güney Kore Hankuk (2010) ve Endonezya Üniversiteleri (2011) tarafından verilen fahri doktora; Çin Kuzeybatı Üniversitesi (2009) tarafından verilen fahri iktisat doktorası ve Sincan Üniversitesi (2009), Kırgızistan Yusuf Balasagun Millî Üniversitesi (2009), Kazakistan Ahmet Yesevi Üniversitesi (2010) ve Türkmenistan İktisat ve Kamu Yönetimi Devlet Enstitüsü (2013) tarafından verilen fahri profesörlük unvanları bulunmaktadır..

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, İngiltere’den “Knight
Grand Cross of the Order of the Bath”, Portekiz’den “Grande Colar”, Hollanda’dan “Order of the Dutch Lion”, Kazakistan’dan “Altın Kartal Nişanı”, İsveç’ten “Royal Order of the Seraphim”, Türkmenistan’dan “Türkmenistan Devlet Nişanı”, Norveç’ten “Aziz Olaf Nişanı”, Azerbaycan’dan “Haydar Aliyev Nişanı” ve Gürcistan’dan “Victory Order of St. George” adlı nişanların yanı dizi İtalya, Katar, Kuveyt, Kamerun, Suudi Arabistan, Macaristan ve Pakistan’dan da yüksek devlet nişanlarına layık görülmüştür.

Abdullah Gül, 2010 yılı Chatham House ödülünü kazanmıştır.

Hayrünnisa Gül ile evli olan Abdullah Gül, Ahmet Münir, Kübra ve Mehmet Emre adlı üç çocuk babasıdır.

AİLESİ

Abdullah Gül 29 Ekim 1950 tarihinde Orta Anadolu’nun en önemli ticaret kenti sayılan Kayseri’de doğdu. Ailenin soyağacı 1200’lü yıllara dayanmaktadır. Gül soyadı, Selçukluların Kayseri’de yaptırdığı Gülük Camii’nin ilk imamlarından olan atalarından gelmektedir. İstiklal Savaşı Gazisi olan dedesi Hayrullah Efendi ticaretle uğraşmıştır. Annesi Adviye Gül, kentin köklü Satoğlu ailesine mensup ozan ve öğretmen bir babanın kızıdır. Kayseri’nin ilk endüstri tesisi sayılan Tayyare Fabrikası’nda ustabaşı olarak çalışan babası Ahmet Hamdi Gül, sosyal hayata katkılarıyla çevresinde tanınan ve sevilen bir kişidir. Aile çok sayıda öğretim üyesi, şair, yazar ve bürokrat yetiştirmiştir. Emekliliği sonrası 1972’de kendi işyerini kuran Ahmet Hamdi Gül, halen endüstri alanında etkinlik göstermektedir; bir kız, bir erkek evladı daha vardır.

Eğitim ve Çalışma Hayatı

Abdullah Gül, Kayseri Gazi Paşa İlkokulu, Nazmi Toker Ortaokulu ve birçok ünlü ismi yetiştiren Kayseri Lisesi’ni bitirdikten sonra İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’ne girdi.

Gül’ün üniversitede okuduğu yıllar Türkiye’de öğrenci hareketlerinin en yoğun olduğu dönemdi. Fakülte yıllarında öğrenci hareketlerinde aktif yer aldı. O dönemin önde gelen öğrenci derneklerinden Ulusal Türk Talebe Birliği’nde (MTTB) öğrenci liderleri arasında yer aldı, mitinglere katıldı, mecmua ve yayınlara katkıda bulundu. O yıllarda edindiği tecrübe ve arkadaşlıklar, Abdullah Gül üzerinde yaşam boyu sürecek izler bıraktı.

1974 yılında İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’nden mezun olan Abdullah Gül, aynı fakültede başladığı doktora çalışmasını 1983’te tamamladı. Doktora çalışmaları sırasında dil öğrenmek ve teziyle ilgili araştırmalar yapmak üzere gittiği Londra ve Exeter’de iki sene kaldı.

Akademik çalışmalarını sürdürürken Sakarya Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümü’nün kuruluşunda görev aldı ve beş sene boyunca mühendis adaylarına iktisat dersleri verdi.

1983 yılında İslam Kalkınma Bankası’nda ekonomist olarak çalışmak üzere Cidde’ye gitti. Ailesiyle beraber 8 sene Cidde’de yaşadı. Görevi sebebiyle edindiği deneyim ve değişik ülkelere yaptığı seyahatler ona farklı coğrafyalardaki ülkelerin ekonomik, siyasi ve sosyal yapılarını yakından gözlemleme imkanı sundu.

1989 yılında uluslararası iktisat dalında Doçent unvanı aldı.

Siyasi Hayatı

Abdullah Gül’ün siyasi hayata girişi planlı bir adım sonucu olmadı. 1991 yazında yıllık iznini geçirmek üzere geldiği memleketi Kayseri’de, hemşerileri kendisine siyasete atılması ve ülkesine mebus olarak hizmet etmesi teklifinde bulundular. Katıldığı ilk seçimde Refah Partisi’nden mebus seçildi. O günden başlayarak Cumhurbaşkanı seçildiği güne kadar beş dönem Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde Kayseri mebus olarak yer aldı.

Milletvekilliği dönemi kendisine hem ülkeyi hem de dünyayı daha iyi tanıma fırsatı sağladı. İlk dönemde (1991-1995) Plan ve Bütçe Komisyonu, ikinci dönemde (1995 – 1999) Dışişleri Komisyonu üyesi olarak görev yaptı. 1991’den itibaren Avrupa Konseyi’nde Türkiye’yi temsil eden parlamenterler arasında sürekli yer aldı. 2001 ve 2002 yıllarında NATO Parlamenterler Meclisi üyeliği yaptı.

Demokrasi ve insan haklarının beşiği sayılan Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi’nde çeşitli komitelerde aktif olarak görev aldı ve yakın arkadaşlıklar kurdu. Buradaki on yıllık tecrübesi Abdullah Gül’ün Konsey’in demokrasi ve insan hakları standartlarının Türkiye için vazgeçilmez olduğu inancını pekiştirdi ve Türkiye’nin Avrupa Birliği yolundaki reformlarının gerçekleştirilmesinde büyük etkisi oldu. Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi’ndeki başarılı çalışmalarından ötürü kendisine 2002 yılında “Pro merito” Madalyası ve “Sürekli Onursal Üye” unvanı verildi.

Abdullah Gül 1996 yılında kurulan 54. Hükümet’te Devlet Bakanlığı ve Hükümet Sözcülüğü yaptı. Bu dönemde görev alanına giren Türk Dünyası ile ilişkileri geliştirmek için yoğun çaba sarf etti.

Türkiye’nin ağırbaşlı siyasi sıkıntılar yaşadığı bir dönemde, yakın politika arkadaşlarıyla beraber partisi içerisinde yeni bir akımın başlamasına öncülük etti. ‘Yenilikçi Hareket’ diye adlandırılan bu akımın öncüsü olarak 2000 yılında yapılan Fazilet Partisi Büyük Kongresi’nde Umumi Başkanlık için namzet oldu. Seçimi çok az bir oy farkıyla kaybetmiş olmasına rağmen, aldığı sonuç tüm siyasi çevrelerce büyük bir başarı olarak değerlendirildi. Kendi değerlerine sahip çıkarak dünyayla bütünleşmeyi hedefleyen, demokrasi, insan hakları ve hukukun üstünlüğünü benimseyen bir oluşum olarak algılanan Yenilikçi Hareket, Türk siyasetine büyük heyecan getirdi. Bu siyasi çizgi 2001 yılında Adalet ve Kalkınma Partisi’nin kurulmasıyla neticelendi.

Abdullah Gül 3 Kasım 2002’de yapılan umumi seçimlerin ardından 18 Kasım’da Başbakan olarak 58. Cumhuriyet Hükümeti’ni kurdu. Kısa Başbakanlık döneminde Irak, Kıbrıs gibi zor meselelerle yüzleşti, ekonomide Acil Eylem Planını uygulamaya koydu. Irak krizi sırasında önemli bir işlev gören Irak’a Komşu Ülkeler Süreci’nin başlamasına öncülük etti.

14 Mart 2003’te kurulan 59. Cumhuriyet Hükümeti’nde Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı olarak görev aldı. Aynı zamanda Terörle Mücadele Yüksek Kurulu, Reform İzleme Grubu ve Avrupa Birliği Müzakere Heyeti Başkanlığı görevlerini yürüttü.

Abdullah Gül’ün Dışişleri Bakanlığı döneminde Avrupa Birliği reform süreci hızlandırıldı ve 3 Ekim 2005’te Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne katılım müzakereleri resmen başladı. Hem Batı dünyası hem de Türk ve İslâm Dünyası’yla ilişkiler geliştirildi, komşu ülkelerle dostluk bağları takviye edildi ve uluslararası kuruluşlarda aktif görevler üstlenildi.

Abdullah Gül’ün Dışişleri Bakanı sıfatıyla Mayıs 2003’te Tahran’daki İslam Konferansı Örgütü Dışişleri Bakanları Toplantısı’nda yaptığı ve İslam dünyasına reform çağrısında bulunduğu konuşma, hem Doğu’da hem de Batı’da büyük yankı uyandırdı.

24 Nisan 2007 tarihinde Cumhurbaşkanlığına namzet olan Abdullah Gül, seçim sürecinin yarıda kalması ve TBMM’nin erken seçim kararı alması üzerine 22 Temmuz 2007’de beşinci kez Kayseri mebus seçildi. Yeni Meclisin önündeki ilk gündem maddesi olan Cumhurbaşkanlığı seçimi için yine namzet oldu.

Abdullah Gül, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından 28 Ağustos 2007 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti’nin onbirinci Cumhurbaşkanı seçildi.

 

.