Gündem

AK Parti Bayburt Belediye Başkan Adayı kimdir?


Gündem

Ak Parti Bayburt Belediye Başkan Adayı kim? Yaklaşan seçimler ile beraber partiler çalışmaya başladı. AK Parti’nin Bayburt Belediye Başkan adayı olarak kimi göstereceği kişiler tarafından merak ediliyor. Peki AK Parti Bayburt Belediye Başkan adayı kimdir? İşte bütün ayrıntılar… FATİH YUMAK KİMDİR? 1984 yılında Bayburt’ta doğan Yumak, İlk orta ve Lisesi yi Bayburt’a okudu. Gazi Üniversitesi İktisadi […]



Ak Parti Bayburt Belediye Başkan Adayı kim? Yaklaşan seçimler ile beraber partiler çalışmaya başladı. AK Parti’nin Bayburt Belediye Başkan adayı olarak kimi göstereceği kişiler tarafından merak ediliyor. Peki AK Parti Bayburt Belediye Başkan adayı kimdir? İşte bütün ayrıntılar…

FATİH YUMAK KİMDİR?

1984 yılında Bayburt’ta doğan Yumak, İlk orta ve Lisesi yi Bayburt’a okudu.

Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümünü tamamladı. Üniversite yıllarında Uluslararası İlişkiler Araştırma Topluluğu (UAT) bünyesinde aktif ve etkin görevler aldı. Trabzon Avrasya Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Halkla İlişkiler Ana Bilim Dalında yüksek lisans öğrenimi tamamladı.

Ticaretle uğraşan Yumak MÜSİAD Bayburt’un kurucu başkanlığını yaptı. 13 Eylül 2017 tarihinde AK Parti Bayburt İl Başkanlığına atanan Yumak evli ve üç çocuk babasıdır.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Umumi Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti’nin 40 adayını açıklayacağı konuşmasını gerçekleştiriyor.

Erdoğan’ın açıklamaları şöyle:

“Konuşmamın başında Devlet Bahçeli’ye bir kez daha teşekkür ediyorum. Biz de AK Parti, olarak ülkemizin beka dayanağı olarak gördüğümüz Cumhur İttifakı’na bağlılığını duyuru ediyoruz. 3 büyükşehirde namzet çıkarmama kararı için de ayrıca teşekkür ediyorum. Bahçeli’nin ifadesiyle zillet ittifakı karşısında yükümüzün ne kadar ağır olduğunu bir kez daha anlatım etmek istiyorum.

Zira bu ittifakın içinde milletperverliğe karşı ne ararsanız var. Terör örgütünün destek verdiği partinin içinde olduğu ittifaktan hayır çıkar mı? Bugün bazı medya yayınlarında da gördüğümüz gibi, çocukları dağa kaçırıp onlara neler yapıldığını görüyoruz. Şu anda anamuhalefet partisi bu tür oluşumla, Kandil’den aldıkları icazet ile bir araya gelen oluşumu, benim milletim onları nasıl çukurlara gömdüyse sandığa da gömecektir. Çok çalışacağız.

Birileri için ittifaklar seçimle, sandıkla sınırlı olabilir. Biz ülkenin ve milletin geleceği için yaptığımız ittifakı sonraki nesillere de miras olarak bırakacağız. Bir kez daha Sayın Bahçeli ve MHP’ye gönül vermiş kardeşlerime bu kutlu yürüyüşe verdikleri destek için teşekkür ediyorum. 31 Mart yerel seçimlerindeki 40 adayı açıklamak için bir aradayız. Bu isimleri sizlerle paylaşmadan önce, milletimize nasıl bir yerel idareler vizyonu sunacağımızı anlatmak istiyorum.

Önümüzdeki ay tüm adaylarımızı duyuru ettikten sonra vizyonumuzu anlatacağız. Burada sadece bir çerçeve çizeceğiz. Yerel idarelerde milletimizin karşısına ilk çıktığımız 2004’te yerel kalkınma başlıyor demiştik. 1755 belediye başkanlığı ile büyük bir kalkınma başlatmıştık. Boğulma haline gelen birçok şehrimiz AK Parti ile yeni bir hale kavuşmuştu. 2007’de marka şehirler sloganıyla seçimlere girdik. Belediyelerin tam yarısına denk gelen 1455 belediye ile milletimizden destek aldık.

2014 seçimlerine farklı bir atmosferde girdik. Önce gezi olayları, sonra FETÖ’nün yargı vuruş girişimi sonrası girdik. Daima hizmet, daima ulus sloganıyla girdik. Belediyelerin yüzde 59’unu kazandık. Böylece yerel idareler seçimlerindeki en büyük başarımızı kazandık. Şimdi 2019 için asıl sloganımız belli ama bunu manifestomuzla açıklayacağız. Hizmet belediyeciliği ile daha ileri taşıyacağız.

Şairlere ilham olmuş şehirlerimiz var. Ülkemizin son asırda yaşadığı sıkıntılar şehirlerimizi de yordu, karakterinde derin yaralar açtı. Biz bu asırlık ihmalleri giderme mücadelesi verdik. Kronik sorunları çözerken, belediyeciliğe de yeni bir ebat kazandırdık. Biz milletimizin aklını çelmenin değil, gönüller girmenin peşinde olduk. Biz her şeyden önce kalpleri fethetmenin mücadelesini sürdürdük. Seçimler sandıklarda değil, kalpler de kazanılır ve kaybedilir. Bunu çözünce, sandıkların formalite olacağını biliyorduk. Milletin kapısını sadece seçimlerde çalan partiler başarısız oldular. Biz yılın 365 günü ulus için çalıştık, sandıktan hep galip çıktık. Başarı formülümüz aynıdır

Şunu unutmayın, AK Parti’nin her bir gönüllüsü, her mahalle, her köyde kapısını çalmadık, elini sıkmadık vatandaş bırakmamayı sürdürecek miyiz? Bakın başlayacak mıyız demiyorum, sürdürecek miyiz diyorum. Oy vermeyen vatandaşlarımızı saflarımıza katmaya çalışacağız. Oy vermeyenlere de hizmet götürerek onların da kalplerini kazanmaya çalışacağız. AK Parti’nin hedefi yüzde yüzü kazanmaktır. Biz oy oranımız düşünce iktidar tehlikede olduğu için değil, milletimizin kalbindeki yerimizden irtifa kaybettiğimiz için üzülüyoruz. Yükseldiğimizde de gönüllerdeki yerimiz sağlam olduğu için seviniyoruz.

Belediye başkanı halkına tepeden bakamaz. Samimiyet ehlidir, önce millet, önce ülke demelidir. Bulunduğu görevde kibir, büyüklük taslama, millete tepeden bakma hastalığına kapılan kimsenin AK Parti çatısı altında yeri yoktur. 31 Mart’ta milletimizin gönlündeki yerimizi daha da yükseğe çıkaracağız.

1994 öncesi İstanbul’dan bahsedeceğim size… Musluklardan suyu akmayan, binasının önünden çöpü toplanmayan, kaldırımı zaten olmayan, mahallesine çamurdan girilmeyen, ulaşımı yetersiz, iletişimi kopuk… Çocuklarını güvenli bir şekilde salamayan insanı vizyonunuzla heyecanlandıramazsınız. İnsanın varoluşundan ihtiyaç duyduğu barınma, giyinme, yeme, güvenlik ihtiyaçlarını sağlamanız gerekiyor. AK Parti tıpkı hükümet yönetiminde olduğu gibi, belediyecilikte de ülkenin gelişmesini hedeflemiştir. Bugün şehirlerimizi yaşam kalitemizi nasıl yükselteceğimizi tartışıyoruz. Dün yıkık dökük yapılardan bahsediyorduk, bugün yüksek binaları tartışıyoruz. Akıllı şehirlerden bahsediyoruz. Bunları çoğaltmak mümkündür. Ülkemiz geliştikçe milletimizin olaylara bakışının değiştiğini görüyoruz.

 

BAYBURT Hakkında Umumi Bilgiler

 Bayburt  40 radde 37 dakika şimal Enlemi ile 40 radde 45 dakika şark boylamı, 39 radde 52 dakika Güney enlemi ile 39 radde 37 dakika garp boylamları arasında yer alır. Doğusunda Erzurum, batısında Gümüşhane, kuzeyinde Trabzon ve Rize, güneyinde Erzincan illeri ile çevrili Anadolu’ nun şimal doğusunda Çoruh Nehri kenarında ve denizden 1550 m. yükseklikte kurulmuş 3739 km² yüzölçümlü bir ildir.

Yeryüzü Şekilleri : Bayburt ve çevresi yeryüzü şekilleri bakımından üç bölümden oluşmaktadır. Birincisi; garp yarısını oluşturan Bayburt ovası, ikincisi ise akarsuların oluşturduğu vadiler ve üçüncüsünü de; yörenin etrafını çevreleyen ve şark yarısında yer saha dağlık alanlardır. Ovaları : Yaklaşık olarak 900 km2’yi bulan Bayburt Ovası, temel itibariyle dört bölümden oluşmaktadır. Bunlardan Keçevi düzü 1600-1750 metreler arasında yer tutar, Aydıntepe ovası, 1450-1550 metreler arasındadır.

Dağları :  Dağlık alanlar İl yüzölçümünün % 45’ini oluşturmaktadır. Ovanın kuzeyinde ve güneyinde yüksek sıradağlar bulunmamaktadır. Güneyde yer alanlar; Pulur (2.300 m), Otlukbeli (2520 m), Saruhan (2400 m), Coşan(2963 m), Kop (2600 m) ve Çavuşkıran (2850 m) dağlarıdır. Sahanın şimal kesimindeki dağlar; Zülfe (2750 m), Kemer (2856 m), Soğanlı (2750 m), Haldizen (3000 m), Kırklar (3350 m) dağlarıdır. Ayrıca ilde Kaledere tepesi (2500 m), Ziyaret tepesi (2400 m) gibi tepeler bulunmaktadır. Yaylaları : İlimiz, Coğrafi konumuyla, ülke genelinde fazlaca yaylaya sahip illeri
nden biridir. Yaylalarımız umumi olarak Kop ve Soğanlı dağlarında bulunmaktadır, Bunlardan bazıları Aydın tepe, Akbulut, Cumavank, Otlukbeli, Yazyurdu, Yoncalı, Tohnovi, Çavdar, Somarova, Karakaya, Menge, Seydiyakup, Kavlatan, Akkoyun Solkarı, Gümüşdamla, Yaylapınar, Üzengili, Kuşmer, Gökçedere, Dumlu, Günbuldu, Şur, Irmak, Eser, Çukur, Ardıçgöze, Armutlu, Göloba, Çençül ve Kop yaylaları.

Akarsuları : İlin en önemli su kaynaklarından biri olan Çoruh nehri, kaynağını Mescit dağlarından 3239 m. alarak il sınırlarına güney doğudan girmektedir. Nehrin oluşması esnasında Masat vadisinden gelen ana kaynak ile Kop dağlarının eteklerinden gelen kop suyu maden bucağında birleşirler. Alt kısımlardaki öbür küçük derelerin sularını da toplayan Çoruh nehri, şehre ulaşır. Şehir yerleşiğinin orta bölümünden güney-kuzey doğrultusunda geçen Çoruh aynı yönde akışına bir süre daha devam eder. Otlukbeli ve Pulur dağlarından kaynağını saha Beşpınar deresi ile Pulur (Gökçedere) deresinin Mormuş ovasında birleşen suyu ile Akşar ve Sorkunlu derelerinin sularından oluşan Değirmencik suyunu aldıktan sonra suları iyice çoğalır ve dirsek yaparak doğuya yönelir. Daha sonra ırmak dar ve derin olan Çoruh vadisine girer ve garp şark doğrultusunda akışına devam eder. Gölleri : İlimiz gölleri genelde krater gölleri olup, Soğanlı Dağları üzerinde yer almaktadır. Bunlardan bazıları Haldizen (Balıklı Göl), Göloba (Atlı Göl ) v.s. İklim: Bayburt’ta şark Karadeniz iklimi ile şark Anadolu iklimi arasında, karasal özellikleri ağır basan bir geçiş iklimi hüküm sürmektedir. Bu nedenle yazları sıcak ve kurak, kışları ise soğuk ve yağışlı geçmektedir. Ancak, gerek ortalama yüksekliğin azlığı, gerekse vadiler sisteminin oluşturduğu “Mikroklima” sayesinde şark Anadolu’ ya göre iklim yumuşaktır. Yaz günleri genellikle Mayıs – Eylül ayları arasında kendini göstermektedir. Bayburt’ta yağışlı günler 102, ortalama yağış 433,4 mm’dir. En yüksek sıcaklık 36,2 C (20.07.1962) ve en düşük sıcaklık –26,2 C (29.01.1964), ortalama hararet ise 7,0 C derecedir.

İklim: Bayburt’ta şark Karadeniz iklimi ile şark Anadolu iklimi arasında, karasal özellikleri ağır basan bir geçiş iklimi hüküm sürmektedir. Bu nedenle yazları sıcak ve kurak, kışları ise soğuk ve yağışlı geçmektedir. Ancak, gerek ortalama yüksekliğin azlığı, gerekse vadiler sisteminin oluşturduğu “Mikroklima” sayesinde şark Anadolu’ ya göre iklim yumuşaktır. Yaz günleri genellikle Mayıs – Eylül ayları arasında kendini göstermektedir.

İklim

 Bayburt’ta şark Karadeniz iklimi ile şark Anadolu iklimi arasında, bir geçiş iklimi hüküm sürmektedir. Bu nedenle yazları sıcak ve kurak, kışları ise soğuk ve yağışlıdır. Ancak, gerek ortalama yüksekliğin azlığı, gerekse vadiler sisteminin oluşturduğu “Mikro klima” sayesinde şark Anadolu’ya göre iklim yumuşaktır. Yaz günleri genellikle Mayıs-Eylül ayları arasında kendini göstermektedir.

Bitki Örtüsü : Nebat örtüsü açısından çeşitlilik göstermesine rağmen, varlıklı değildir. İl arazisinin % 27’si ekilebilir arazi, % 2’si Çayır, % 3’ü Orman, % 49’u Otlak ve yayla, % 19’u ise kayalık ve bozkırdır. Ormanları : Çok eski yıllarda çamlık olduğu bilinen bu yörede, bilinçsiz kesim, yangın ve teknolojik hareketler sonun da bu gün orman yok denecek kadar azdır. Çoruh vadisi bölümlerinde meşenin yargıç olduğu dağınık ağaç toplulukları mevcuttur. Yer yer kızıl çam, ardıç, gürgen, yabani armut (ahlat) ve bodur dağ kavaklarına rastlanmaktadır. Su kaynakları boyunca kavak ve söğüt ağacı varlığı da önemli yer tutmaktadır birbirine çok yakın tepeciklerden oluşmaktadır. En yüksek tepeleri Otlukbeli tepesi (2485m.) Pulur dağı (2185) dır. İlçede sıcaklığın, çok düşük, yağışın az oluşu nedeniyle doğal örtü varlıklı değildir. Dağınık şekilde ağaç ve ağaçlıklar vardır. İlçenin yüksek olan yerlerinde ise doğal örtüyü çayır otları oluşturmaktadır. İlçede Yakup abdal, Petekli, Elmalı, Kalecik, Serenli ve Kavaklı köyleri ile Gökçedere beldesinde ormanlık alanlar bulunmakta ise de bu alanlar çok dar bir alanda ve yetersizdir. Yer altı kaynak suları bakımından da fukara olan ilçede Beşpınar (Lori) deresi ile Gökçedere (Pulur) deresi akarsu olarak bulunmaktadır. İnşasına başlanan Demirözü Barajı bittiğinde ilçenin nebat örtüsünde ve ikliminde büyük değişiklikler olacaktır.

Bayburt Kalesi

Flora

Fauna

Ekonomik Yapı

Bayburt İlçeleri

Demirözü : Yörenin bilinen en eski halkı İ.Ö. 1500’lerde yaşayan Azizi’lerdir. Yapılan araştırmalarda elde edilen bilgiler İ.Ö. 3000-2000 arasında tarihlenen ilk Tunç Çağının İlçeye bağlı Bayrampaşa Köyünün batısındaki Evcikler Tepesi Höyüğü ve Gökçelere Kasabası içindeki (Pulur) Höyüğü ilk tunç çağına ait çanak çömlek buluntuları ile önem kazanmıştır. Katman kesitlerinde rastlanan karbon ve kül dokuları, İlk Tunç çağında Pulur Höyüğünün bir yangın geçirdiğini ortaya koymaktadır. Daha sonraki katmanlardan elde edilen çanak çömlek buluntuları ise buradaki yerleşin İ.Ö. 1000’de de sürdüğünü göstermektedir. Yörenin Urartu, Kimler, İskitler, Med, Pers, Pontus, Roma, Bizans,Arap,Selçuklu ve Osmanlı idaresi altına girdiği bilinmektedir. Osmanlı döneminde yörede Müslüman,Ermeni ve Rum halklarının yaşadığı Osmanlı kayıtlarından anlaşılmaktadır. Yörenin 1410’da Karakoyunluların, 1467’de Akkoyunluların egemenliği altına girdiği bilinmekte olup, 1473’de Fatih Sultan Mehmet’in Otlukbeli Savaşının geçtiği alanın büyük bir bölümü ve Akkoyunluların mekanı Demirözü İlçesi sınırları içerisindedir. İlçenin merkeze uzaklığı yaklaşık 30 km dir.

Aydıntepe : TARİHİ :

İlçenin tarihini incelerken, Bayburt tarihi ile beraber ele alınır. Eldeki tüm kaynakların gösterdiğine göre ilçenin yerleşme merkezi olarak kuruluşu Bayburt’un tarihi kadar eskidir. Onun için ilçe tarihini Bayburt tarihinden ayrı olarak anlatım etmek mümkün olmamaktadır. Yörenin sakinleri hakkında kati bir bilgi yoktur .Hitit kaynaklarında Bayburt’tan Dukkamma adı ile bahsedilmiş olması, Yörenin Hitit egemenliğinde de bulunmuş olduğunu göstermektedir. Bu sebeple Aydıntepe ve çevresinde yerleşmenin Hititler döneminde de var olduğunu ispatlamaktadır. Bunu M.Ö.3000-2500 yılları ile tarihlemek mümkündür. Cumhuriyetin kuruluşundan sonra Bucak merkezi olmuş 1957 yılında da nüfusu göz önüne alınarak Belediye teşkilatı kurulmuş, adı Hart iken, Aydıntepe olarak değiştirilmiştir. 4 Temmuz 1987 gün ve 19507 sayılı Resmi Gazete de yayınlanan 3392 sayılı Kanunla da ilçe olmuş, önce Gümüşhane iline, daha sonra3578 sayılı kanunla il olan Bayburt’a bağlanmıştır. COĞRAFİ YAPISI : Aydıntepe 40-24 radde şimal enlem, 40-10 radde şark boylamında olup, şark ve güneyden il merkezi, kuzeyden Trabzon, batıdan Gümüşhane illeri ile çevrilidir. Bayburt il merkezinin 24 Km. şimal batısında kendi adı ile anılan ovanın kuzeyinde, şimal Anadolu dizi dağlarının bir bölümünü oluşturan ve Trabzon-Bayburt illerinin doğal sınırlarını çizen Soğanlı dağlarının ovayla birleştiği etekte kurulmuştur. Denizden 1650 m yükseklikte kurulmuş olan Aydıntepe ilçesi 864 K.m2 alana sahiptir. İlçenin en önemli dağları olan soğanlı dağları, siyah ikliminin etkisi ve tahripler sonunda orman alanlarından derhal derhal mahrumdur. Bu dağların en önemli özelliği yaylacılık ve av turizmine elverişli olması geniş otlaklarının bulunmasıdır. İlçenin tabi
nebat örtüsü geç kuruyan meralar, çaylar ve step alanlarıdır. İlçe arazisinin 110.000 dekar ekilebilir, 50.000 dekar çayır ve 10.000 orman 300.000 dekar otlak ve yayla 380.000 dekar kayalık ve dağlardır. İKLİMİ : şark Anadolu yayla ikliminin etkisi altında bulunan ilçede kışlar soğuk ve kar yağışlı, yazları aşırı olmayacak şekilde sıcak ve kurak geçer. şimal yamaçlarında Karadeniz ikliminin etkisi görülür. Rüzgarlar ilçede soğanlı dağlarından Çoruh ırmağı vadisine doğru yapıt ve yörede bu rüzgarlar “Balkar” adı ile anılır.

SOSYO-EKONOMİK YAPI :

Tarihi Aydıntepe ilçesi, il merkezi Bayburt’a has anane ve göreneklerin yaşatıldığı tipik bir Anadolu kasabasıdır. Yıllardan beri birlik ve beraberliğin devamı sağlanmış, keder ve sevinçli günler beraber paylaşılmıştır. Düğün ve cenaze törenlerinde köy ve mahalle halkı bir araya toplanır, yardımlaşma ve beraberliğin en güzel örneklerini verirler. Son yıllarda ilçe merkezi ve köylerinde klasik ve yöreye has ev tipinden vazgeçilip çağdaş tarzda dayanıklı inşaat malzemeleri kullanılarak ev yapımına sürat verilmiştir. Geçim kaynağı ziraat ve hayvancılığa dayanan ilçede derhal derhal her aile bu işlerle uğraşacak kadar hayvan ve araziye sahip değilse de umumi geçim kaynağı budur. İlçe merkezi ve köylerinde hayvan alım satımı şeklinde küçük ticari faaliyetler de yapılmaktadır. Yine merkezde ve köylerdeki küçük esnafın yaptığı ticari çalışmalar ile küçük çaplı yük ve yolcu taşımacılığı dışında ailelerin geçimine yönelik gurbetçilik önemli yer tutmaktadır. İlçenin merkeze uzaklığı yaklaşık 20 km dir.

Bayburt Ulaşımı

Havayolu : Şehirde havalimanı ulaşımı bulunmamaktadır; en yakın havalimanları : Bayburt-Trabzon: 160 km Bayburt-Erzincan: 110 km Bayburt-Erzurum: 125 km dir.

Karayolu : öbür kent merkezlerine karayolu laşımı Trabzon : 160 km, Rize : 135 km, Gümüşhane: 75 km, Erzincan : 110 km, Erzurum: 125 km, İstanbul : 1.150 km, Ankara : 775 kmdir. İlden ilçelere, ulaşım karayoluyla sağlanmaktadır. Demirözü: 30 km. Aydıntepe: 20km dir. bayburt Otogar 0(458) 211 7750, Bayburt Seyahat 0(458) 211 2044, Bayburt Tur 0(458) 211 8525

Demiryolu : Şehirde demiryolu bulunmamaktadır. En yakın Demiryolu: Bayburt- Aşkale : 70 km.

Denizyolu : Şehirde denizyolu ulaşımı bulunmamaktadır; Bayburt-Trabzon: 160 km dir.

Bayburt Yeryüzü Şekilleri ve Bilgileri

Kop Dağı : [Dağ] , Ülkemizin ikibin metre ve üzeri geçitleri arasında yer saha Kop Dağı 2409 m olup Erzurum ile Bayburt arasında da bulunmaktadır.

 

Baksi Müzesi

 

Bayburt tarihçesi

Bayburt şark Anadolu’yu Karadeniz’e bağlayan Erzurum-Trabzon tarihi İpek Yolu üzerindedir. Marco Polo ve Türk seyyah Evliya Çelebi bu yoldan geçmişlerdir. Çoruh nehrinin kıyısında bulunan şehrin tarihi M.. 3000’lere kadar uzanır. Şehrin adı ve ne vakit kurulduğu hakkında ki bilgiler çok kati değildir. Bu gün bilinen isminin Ortaçağ Ermeni kaynaklarında; Payberd, Bizans kaynaklarında; Payper, Baberd, Paypert. XIII. Yüzyıl sonlarında bu bölgeden geçen Marko Polo’nun seyhatnâme’sinde; Paipurth, Baiburt. Arap kaynaklarında; Bâbirt, II. Mesud adına 1291’de basılan bir parada Baypırt. Akkoyunlu tarihinden bahseden çağdaş eserlerde Pâpîrt şeklinde geçen kelimenin son hecesi Berd’in ”yüksek kale” anlamına geldiği bilinmekteyse de ilk hecesine bir mâna verilememektedir. 1647 yılında şehri ziyaret eden Evliya Çelebi Bayburt adının varlıklı manasına gelen “Bay” kent manasına gelen “yurt” gibi iki sözcük ile açıklama eder. Osmanlı dönemine ait kaynaklar ise ismi bu günkü söylenişine müsait olarak Bayburt şeklinde kaydederler.  Bayburt şehrinin tarihi M..3000’li yıllara kadar uzanmaktadır. Şehir Azziler tarafından kurulmuştur. M. 770-665 yılları arasında Kimmer ve İskitlerin akınına uğramıştır. İskitlerin (Saka TürTkleri) hakimiyetine giren Bayburt 2500 yıllık Türk şehridir. Daha sonra bölge sırasıyla Haldi’ler, Med’ler ve Pers’lerin hakimiyetine girmiştir. M.. 2. Yy.dan itibaren Pontus Krallığına bağlı olan Bayburt M.. 40 yıllarında Roma hakimiyetine girmiştir.Bayburt ve yöresi Türk’lerin Anadolu da ilk yerleştikleri bölgelerdendir. Kati Türk hâkimiyeti Malazgirt Zaferi’nden sonra gerçekleşti. Şehir, 1072’den 1202’ye kadar kimi Erzurum yöresinde hüküm süren Saltuklular’ın kimi de Danışmendiler’in hakimiyetinde kaldı Bayburt’un asıl gelişmesi, Süleyman Şahın kardeşi Erzurum Meliki Mugîsüddin Tuğrul Şah ve oğlu Cihan Şah Döneminde oldu. Bayburt Anadolu Selçuklu Devleti’nin merkezi olan Konya’ya bağlandı. 1243 Kösedağ savaşının ardından Moğulların Anadolu’yu istilası sırasında, kent yapılan antlaşma gereği Selçuk’lu idaresinde kaldı. Bu vaziyet 1291’de burada II. Gıyâseddin Mesud adına nakit basılmasından anlaşılmaktadır. İlhanlılar devrinde gelişen Bayburt, Ceneviz ve Venedik kervanlarının konakladığı bir yerdi. Moğolistan’a giderken buraya uğrayan Marko Polo şehirde varlıklı Gümüş madenlerinin bulunduğunu belirtir. Burada Mahmudiye ve Yakudiye medreseleri kurulmuş, Mevlevilik gelişme göstermiş, ayrıca Ahilik teşkilatı oldukça yayılmıştı. Uzun süre Akkoyunluların elinde kalan Bayburt ve yöresi 1501’de Safevîler tarafından alındı. Daha sonra Osmanlı kuvvetleri, Sah İsmail’in emirlerinden Siyah Maksut-i Sultanının müdafaa ettiği Bayburt’u aldılar (Ekim l5l4). Bayburt Erzincan ile beraber Trabzon Beyi Bıyıklı Mehmet Paşa’ya verildi ve bir sancak merkezi haline getirildi. Osmanlı idaresinde Bayburt şark sınırına yakın bir kale kent olarak stratejik önemini korudu. Kanûnî’nin İran seferi sırasında önemi daha da artan Bayburt kalesi 1541’de esaslı bir onarım gördü. 1553’te Şah Tahmasb’ın akınlarına marûz kalan kent XIX. Yüzyıla kadar önemli bir olaya tanık olmadı. 1828-1829 Osmanlı-Rus savaşı sırasında Rus birliklerinin işgaline uğradı. 1878 ve 1916’da Ruslar tarafından işgal edilen Bayburt bu işgaller sırasında geniş ölçüde tahrip edildi. 1927 ‘ye kadar Erzurum’a bağlı olan Bayburt bu tarihte Gümüşhane’ye bağlandı. 21.06.1989 tarihinden itibaren 3578 sayılı kanun ile il statüsüne kavuştu.

 

.