Gündem

Ayasofya ibadete açılacak mı? Cami olacak mı? Ayasofyada namaz kılınacak mı?


Gündem

Ayasofya ibadete açılacak mı? Ayasofya’nın ibadete açılması için yapılan başvuruyla ilgili kararı Anayasa Mahkemesi bugün verecek. 2015 yılında Ayasofya’nın ibadete açılması için yapılan başvurunun sonucunun ne olacağını vatandaşlar merak ediyor. Peki Ayasofya ibadete açılacak mı? Ayasofya cami olacak mı? Merak edilen detaylar haberimizde… Ayasofya İstanbul’un fethinin sembolüydü. Fetih sonrası cami yapıldı. 1934’te Bakanlar Kurulu kararı […]



Ayasofya ibadete açılacak mı? Ayasofya’nın ibadete açılması için yapılan başvuruyla ilgili kararı Anayasa Mahkemesi bugün verecek. 2015 yılında Ayasofya’nın ibadete açılması için yapılan başvurunun sonucunun ne olacağını vatandaşlar merak ediyor. Peki Ayasofya ibadete açılacak mı? Ayasofya cami olacak mı? Merak edilen detaylar haberimizde…

Ayasofya İstanbul’un fethinin sembolüydü. Fetih sonrası cami yapıldı. 1934’te Bakanlar Kurulu kararı ile müzeye dönüştürüldü. Tekrar cami yapılması bugüne kadar hep gündemde kaldı.

Ayasofya’nın ibadete açılması için Anayasa Mahkemesi’ne bireysel müracaat yapıldı. Müracaat sahibi dernek 2015 yılında AYM bireysel başvuruda bulundu. Ancak hukuk mücadelesi çok önce başladı.

2004’TE BAŞBAKANLIĞA BAŞVURULDU

Söz konusu dernek, 2004 yılında başbakanlığa başvurarak, Ayasofya’da ibadet yapılmasına ruhsat verilmesi konusunda yeni bir düzenleme yapılmasını istedi. Ancak derneğin bu başvurusuna başbakanlıktan cevap gelmedi.

DANIŞTAY REDDETTİ

Bunun üzerine dernek 2005 yılında Bakanlar Kurulu’nun Ayasofya’nın müze yapılmasına dair kararının iptali için Danıştay’da dava açtı. Danıştay 10. Dairesi, derneğinin iptal talebini reddetti. Dernek bu karara karşı karar düzeltme başvurusunda bulundu. Ancak Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu da başvurunun reddine kararlaştırdı.

AYM’YE BİREYSEL BAŞVURU

Bu gelişme üzerine dernek 2015 yılında Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuruda bulundu. Müracaat dilekçesinde Ayasofya’nın ibadete açılması yönündeki talebin reddedilmesinin din ve vicdan hürriyetini ihlal ettiği belirtildi.

BUGÜN KARAR GÜNÜ

AYM bu başvuruyu 3 sene sonra gündemine aldı. Yüksek Mahkeme bugün yapacağı toplantıda derneğin başvurusuna dair kararını verecek. Yüksek Mahkeme’nin vereceği karar Ayasofya’nın geleceğine tesir edecek.

AYASOFYA

Ayasofya (Yunanca: Aγία Σοφία Agía Sofía, tam adı: Ναός τῆς Ἁγίας τοῦ Θεοῦ Σοφίας Azize Sofya Kilisesi, Latince: Sancta Sophia ya da Sancta Sapientia), İstanbul’da tarihî bir müze. Bizans İmparatoru I. Justinianus tarafından, 532-537 yılları arasında İstanbul’un tarihî yarımadasındaki eski kent merkezine inşa ettirilmiş bazilika plânlı bir patrik katedrali olup 1453 yılında İstanbul’un Osmanlılar tarafından alınmasından sonra Fatih Sultan Mehmet tarafından camiye dönüştürülmüştür. 1935 yılından beri ise müze olarak hizmet vermektedir. Ayasofya, mimarî bakımdan bazilika plânı ile merkezî plânı birleştiren kubbeli bazilika tipinde bir bina olup kubbe geçişi ve taşıyıcı sistem özellikleriyle mimarlık tarihinde önemli bir dönüm noktası olarak ele alınır.

Ayasofya adındaki “aya” sözcüğü “kutsal, azize”, “sofya” sözcüğü ise herhangi bir kimsenin adı olmayıp Eski Yunancada “bilgelik” anlamındaki sophos sözcüğünden gelir. Dolayısıyla “aya sofya” adı “kutsal bilgelik” ya da “ilahî bilgelik” anlamına gelmekte olup Ortodoksluk mezhebinde Tanrı’nın üç niteliğinden biri sayılır. 6. yüzyılın ünlü ilim adamları, fizikçi Miletli İsidoros ve Trallesli matematikçi Anthemius’un yönettiği Ayasofya’nın inşaatında yaklaşık 10.000 işçinin çalıştığı ve I. Justinianus’un bu iş için büyük bir servet harcadığı belirtilir. Bu çok eski binanın bir özelliği, yapımında kullanılan bâzı sütun, kapı ve taşların binadan daha eski bina ve tapınaklardan getirilmiş olmasıdır.

Bizans döneminde Ayasofya, büyük bir “kutsal emanetler” zenginliğine sahipti. Bu emanetlerden biri de 15 metre yüksekliğindeki gümüş ikonostasisti. Konstantinopolis Patriği’nin patrik kilisesi ve Ortodoks Kilisesi’nin bin sene boyunca merkezi olan Ayasofya, 1054 yılında Patrik I. Mihail Kirularios’un Papa IX. Leo tarafından aforoz edilmesine şahitlik etmiş olup bu olay, umumi olarak Schisma’nın, yani Doğu ve Batı kiliselerinin ayrılmasının başlangıcı sayılır.

1453’te kilise camiye dönüştürüldükten sonra Osmanlı sultanı Fatih Sultan Mehmet’in gösterdiği hoşgörüyle mozaiklerinden insan figürleri içerenler tahrip edilmemiş (içermeyenler ise olduğu gibi bırakılmıştır), yalnızca ince bir sıvayla kaplanmış ve yüzyıllarca sıva altında kalan mozaikler, bu sayede tabii ve suni tahribattan kurtulabilmiştir. Cami, müzeye dönüştürülürken sıvaların bir kısmı çıkarılmış ve mozaikler tekrar gün ışığına çıkarılmıştır. Günümüzde görülen Ayasofya binası, aslında aynı yere üçüncü kez inşa edilen kilise olduğundan Üçüncü Ayasofya olarak da bilinir. İlk iki kilise isyanlar sırasında yıkılmıştır. Döneminin en geniş kubbesi olan Ayasofya’nın merkezî kubbesi, Bizans döneminde birçok kez çökmüş,Mimar Sinan’ın binaya istinat duvarlarını eklemesinden itibaren hiç çökmemiştir.

.