Gündem

Ekrem İmamoğlu kimdir? CHP İstanbul adayı mı? Nereli? Kaç yaşında? Ne iş yapıyor? Hakkında bilgi…


Gündem

Ekrem İmamoğlu kimdir? Ahmet Hakan’ın köşe yazısında CHP İstanbul Belediye Başkanı olacağını iddia ettiği Ekrem İmamoğlu internette vatandaşlar tarafından araştırılmaya başlandı. Vatandaşlar bu iddianın doğru olup olmadığını öğrenmek ve gündemden ırak kalmamak adına konuyu araştırıyor. Ekrem İmamoğlu kimdir, CHP İstanbul adayı Ekrem İmamoğlu mu olacak, nereli, kaç yaşında, ne iş yapıyor gibi sorulara cevap aranıyor. Biz […]



Ekrem İmamoğlu kimdir? Ahmet Hakan’ın köşe yazısında CHP İstanbul Belediye Başkanı olacağını iddia ettiği Ekrem İmamoğlu internette vatandaşlar tarafından araştırılmaya başlandı. Vatandaşlar bu iddianın doğru olup olmadığını öğrenmek ve gündemden ırak kalmamak adına konuyu araştırıyor. Ekrem İmamoğlu kimdir, CHP İstanbul adayı Ekrem İmamoğlu mu olacak, nereli, kaç yaşında, ne iş yapıyor gibi sorulara cevap aranıyor. Biz de bu konuyu sizler için inceledik ve haberimize ekledik. Peki Ekrem İmamoğlu kimdir? CHP İstanbul adayı Ekrem İmamoğlu kimdir? Nereli? Kaç yaşında? Ne iş yapıyor? İşte tüm detaylar…

EKREM İMAMOĞLU CHP İSTANBUL ADAYI MI OLACAK?

İşte o iddia;

Ahmet Hakan bugün köşesinde CHP’nin İstanbul için isimleri geçen namzet adaylarını yazdı. Hakan’a göre en güçlü namzet Ekrem İmamoğlu. İşte Hakan’ın “CHP’nin adayı galiba Ekrem İmamoğlu olacak” başlıklı yazısı…

CHP’NİN ADAYI GALİBA EKREM İMAMOĞLU OLACAK

Üç gündür CHP çevrelerinden şu cümleleri işitiyorum:

CHP’nin İstanbul adayı Ekrem İmamoğlu olacak.

Kemal Kılıçdaroğlu son kararını verdi.

Ne Muharrem İnce, ne Gürsel Tekin, ne de İlhan Kesici…

Aday kesinlikle Ekrem İmamoğlu…

CHP’nin adayı galiba Ekrem İmamoğlu olacak

Kimdir Ekrem İmamoğlu?

Beylikdüzü Belediyesi’ni AK Parti’nin elinden hem de ayrım atarak almıştır.

Kampanya yapmakta mahirdir, organizasyonda iyidir.

Önyargısızlık şampiyonudur: Girilmedik ev, sıkılmadık el bırakmamıştır.

Merkez sağ seçmenin asla yadırgamayacağı bir CHP’lidir.

Müteahhitlik geçmişi vardır ama hakkında pek şaibe yoktur.

Genç kesimi etkileme kapasitesi yüksektir.

İdeolojiden uzaktır, hizmet odaklıdır.

Fakat bütün bunlara rağmen…

Ekrem İmamoğlu gibi epey yerelde kalmış bir ismi, Türkiye’nin son başbakanı Binali Yıldırım’ın karşısına çıkarmak…

Kemal Kılıçdaroğlu açısından hayli büyük bir risk.

Eğer gerçekten de Kemal Kılıçdaroğlu, Ekrem İmamoğlu isminde karar kıldıysa…

Kendisini şu iki şıktan biri beklemektedir:

BİR: İmamoğlu kaybederse… Kemal Kılıçdaroğlu da büyük kaybedecektir.

İKİ: İmamoğlu kazanırsa… Kemal Kılıçdaroğlu da büyük kazanacaktır.

Ortası yoktur yani.

EKREM İMAMOĞLU KİMDİR?

Ekrem İmamoğlu, 1970 yılında Trabzon’da doğdu.

Önce Trabzon Lisesi’nden , ardından İstanbul Üniversitesi İngilizce İşletme Bölümü’nden mezun oldu.

İstanbul Üniversitesi İnsan Kaynakları ve Yönetimi bölümünde Yüksek Lisansını yaptı.

İş hayatına inşaat ve taahhüt işleri yapan aile şirketinde başladı. Yönetim Kurulu Başkanlığı yaptı.

Okul zamanlarında amatör olarak futbolla ilgilendi.

Trabzonspor Futbol Kulübü, Trabzonspor Basketbol Kulübü ve Beylikdüzüspor Kulübü’nde yöneticilik faaliyetlerinde bulundu.

2009 yılında CHP Beylikdüzü İlçe Başkanı oldu.

2014 Yerel Seçimlerinde Beylikdüzü Belediye Başkanı seçildi.

Ekrem İmamoğlu, evli ve bir çocuk babasıdır.

 

CHP

Cumhuriyet Kamu Partisi (kısaca CHP), 9 Eylül 1923’te kurulan, Atatürkçülük ve sosyal demokrasi görüşlerini benimsemiş bir merkez sol Türk siyasî partisidir. Parti tüzük ve programında belirtilen bu görüşlerin yanında sosyalist ve sosyal liberal eğilimler de barındırmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk yasal siyasi partisi olma özelliğini taşıyan Cumhuriyet Kamu Partisi, 1923’ten 1950’ye kadar aralıksız iktidarda kalmış ve 1946’ya dek genellikle tek parti yönetimini uygulamıştır. Türkiye’de en uzun süre iktidarda kalmış siyasi partidir. Millet İttifakı’nda yer saha partinin TBMM’de 144 mebus bulunmaktadır.

Mustafa Kemal Atatürk tarafından “Halk Fırkası” adıyla kurulan partinin adının başına 1924’te “Cumhuriyet” sözcüğü eklenmiş, 1935’teki 4. Kurultay’da bugünkü “Cumhuriyet Kamu Partisi” adı benimsenmiştir.

12 Eylül Darbesi’nin ardından, o dönem Bülent Ecevit’in umumi başkanlık yaptığı Cumhuriyet Kamu Partisi kapatılmış; daha sonra 3821 sayılı yasaya dayanarak, kuruluşunun 69. yıldönümü olan 9 Eylül 1992 günü yine açılmıştır.

CHP, kurucusu ve ilk umumi başkanı Atatürk’ün vasiyeti ile tasarruf haklarını CHP’ye bıraktığı Türkiye İş Bankası’nın bir bölüm hissesinin de sahibidir. CHP’nin tasarruf hakkına sahip olduğu (,1’lik orandaki bu banka hisselerinin kazancı, Türk Dil Kurumu ve Türk Tarih Kurumu’na aktarılmaktadır.

2010 yılından beri umumi başkanlığını Kemal Kılıçdaroğlu yapmaktadır.

KuruluşuCumhuriyet Kamu Partisi’nin kökleri Sivas Kongresi’ne dayanır. CHP’nin 1. Kurultayı olarak da kabul edilen, 4-11 Eylül 1919’da toplanan Sivas Kongresi’nde, Türkiye’nin çeşitli bölgelerinde işgale direnmek amacıyla kurulan müdafaa-i hukuk cemiyetleri Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti (ARMHC) adı altında birleştirilmiştir. 23 Nisan 1920’de toplanan Türkiye Büyük Millet Meclisi ARMHC delegelerinden oluşmuş, ancak 1922’de meclis, Birinci Grup ve İkinci Grup adıyla iki gruba ayrılmıştır.

Millî Mücadele zaferinden sonra Mustafa Kemal Paşa önderliğindeki Birinci Grup, ülke çapında siyasi örgütlenmeye girişmiş ve 28 Haziran 1923’te yapılan seçimlere tek liste ile girerek biri dışında bütün milletvekilliklerini elde etmiştir.

Lozan Antlaşması’nın kabulü nedeniyle mecliste kafa gösteren yoğun tartışmalar üzerine Mustafa Kemal Paşa, 9 Eylül 1923’te 9 Umde adı verilen siyasî programı duyuru etti ve iki gün sonra İçişleri Bakanlığı’na verilen bir dilekçeyle kendisine bağlı milletvekillerinden oluşan Kamu Fırkası’nı kurdu. (Halk Fırkası’nın resmî müessese tarihi 11 Eylül 1923 olmasına rağmen, partinin müessese tarihi partileşme kararının alındığı 9 Eylül 1923 olarak kabul edilir.) Parti kurucuları Refik Saydam, Celâl Bayar, Sabit Sağıroğlu, Münir Hüsrev Göle, Cemil Uybadın, Kazım Hüsnü, Saffet Arıkan ve Zülfü Bey, ilk umumi sekreter ise Recep Peker’di.

İSTANBUL

İstanbul, Türkiye’de yer saha kent ve ülkenin 81 ilinden biri. Ülkenin en kalabalık, ekonomik, tarihi ve sosyo-kültürel açıdan en önemli şehridir. Şehir, iktisadi büyüklük açısından dünyada 34., nüfus açısından belediye sınırları göz önüne alınarak yapılan sıralamaya göre Avrupa’da birinci, dünyada ise Lagos’tan sonra altıncı sırada yer almaktadır.

İstanbul Türkiye’nin kuzeybatısında, Marmara kıyısı ve Boğaziçi boyunca, Haliç’i de çevreleyecek şekilde kurulmuştur. İstanbul kıtalararası bir kent olup, Avrupa’daki bölümüne Avrupa Yakası veya Rumeli Yakası, Asya’daki bölümüne ise Anadolu Yakası veya Asya Yakası denir. Tarihte ilk olarak üç tarafı Marmara Denizi, Boğaziçi ve Haliç’in sardığı bir yarımada üzerinde kurulan İstanbul’un batıdaki sınırını İstanbul Surları oluşturmaktaydı. Gelişme ve büyüme sürecinde surların her seferinde daha batıya ilerletilerek inşa edilmesiyle 4 kere genişletilen şehrin 39 ilçesi vardır. Sınırları içerisinde ise büyükşehir belediyesi ile beraber yekün 40 belediye bulunmaktadır.

Dünyanın en eski şehirlerinden biri olan İstanbul, 330-395 yılları arasında Roma İmparatorluğu, 395-1204 ile 1261-1453 yılları arasında Bizans İmparatorluğu, 1204-1261 arasında Latin İmparatorluğu ve son olarak 1453-1922 yılları arasında Osmanlı İmparatorluğu’na başkentlik yaptı. Ayrıca İstanbul, Hilâfetin Osmanlı İmparatorluğu’na geçtiği 1517’den kaldırıldığı 1924’e kadar İslam’ın da merkezi
oldu.

Son yıllarda birbiri ardına ortaya çıkartılan arkeolojik bulgularla insanlık tarihine ilişkin önemli bilgiler elde edilmiştir. Yarımburgaz Mağarası’ndan çıkarılan taş aletlerle, ilkel insan izlerinin 400.000 sene öncesine dayandığı ortaya çıkmıştır. Anadolu Yakası’nda yürütülen kazı çalışmaları ve bunlara bağlı araştırmalar, şehirde ziraat ve hayvancılığa dayalı ilk yerleşik insan topluluğunun MÖ 5500’lere tarihlenen Fikirtepe Kültürü olduğunu göstermiştir. Bu arkeolojik bulgular yalnızca İstanbul’un değil, tüm Marmara Bölgesi’nin en eski insan izleridir. İstanbul sınırları içinde kent bazında ilk yerleşimler ise Anadolu Yakası’nda Kalkedon; Avrupa Yakası’nda Byzantion’dur. Cumhuriyet dönemi öncesinde egemenliği altında olduğu devletlere yüzlerce sene başkentlik yapan İstanbul, 13 Ekim 1923 tarihinde başkentin Ankara’ya taşınmasıyla bu özelliğini yitirmiş; ancak ülkenin ticaret, sanayi, ulaşım, turizm, eğitim, kültür ve sanat merkezi olma özelliğini sürdüregelmiştir.

Karadeniz ile Marmara Denizi’ni bağlayan ve Asya ile Avrupa’yı ayıran İstanbul Boğazı’na ev sahipliği yapması nedeniyle, İstanbul’un jeopolitik önemi oldukça yüksektir. Bugün tamamına yakını doldurulmuş olan ya da kaybolan tabii limanları vardır. Bu özellikleri yüzünden bölge toprakları üzerinde uzun süreli egemenlik anlaşmazlıkları ve savaşlar yaşanmıştır. Başlıca akarsular Riva, Kâğıthane ve Alibey dereleridir. İl toprakları az engebelidir ve en yüksek noktası Kartal ilçesindeki Aydos Tepesi’dir. İldeki başlıca tabii göller Büyükçekmece, Küçükçekmece ve Durusu gölleridir. İl ve yakın çevresinde, Karadeniz ile Akdeniz makro iklimleri arasında geçiş özellikleri görülür. Hava sıcaklıkları ve yağış ortalamaları düzensiz; nebat örtüsü dengesizdir.

Etimolojiİstanbul’a çağlar boyunca değişik adlar verilmiştir. Bu kent adları, kent tarihinin farklı dönemleriyle ilişkilidir. Bu adlar tarihsel sırayla, Byzantion, Augusta Antonina, Nova Roma, Konstantinopolis, Kostantiniyye, İslambol ve İstanbul’dur. Bunun dışında tarihte Moğollar Çakduryan, Polonlar Kanatorya, Çekler Aylana, Macarlar Vizenduvar olarak adlandırmışlardır.

Tarih boyunca İstanbul kentine verilen onlarca ad içinde, Türkler tarafından yaygın biçimde benimseneni ve günümüzde kullanılanı İstanbul’dur. Bu adın “eis tin polin” (Yunanca: εις την πόλιν) tamlamasından geldiği sanılmaktadır. Bu tamlama, o dönem Yunancasında “şehirde”, “şehrin içinde”, “şehiriçi” gibi anlamlara gelmekteydi. Ayrıca kamu dilinde “n” ünsüzüne bitişen “p” sesi “b” sesine dönüşüyordu. Bu bağlamda İstanbul adının kökeni pek çok kaynakta bu tamlamayla ilişkilendirilmektedir. MS 2. yüzyıldan kalma Ermeni kaynaklarında da Istanbol ya da Istınbol biçiminde anılan kent adının, Türkçeye bu şekilde giriş yapmış olması olasıdır. Halûk Tarcan araştırması ise İstanbul adının kökeninin Yunanca ya da Ermenice değil Türkçe olduğunu ve “astan bolıq”tan geldiğini göstermektedir. As, Ön-Türkçede “uzay”, “Tanrı beldesi” gibi anlamlara gelmekteydi. As kökünden As/qan (Tanrı beldesinde asılı) doğup zamanla Astan olmuş ve Hitit diline İstan olarak geçmiştir. “Bolıq” ise kent demektir ve bu kelimenin günümüzde Bolu, Gelibolu, Hayrabolu, İnebolu, Niğbolu, Safranbolu ve Tirebolu gibi yaşayan örnekleri vardır. Bu iki kelime, “Astan-bolıq” bize “cennetvarî kent” anlamını vermektedir. Osmanlı döneminde kent merkezi için kullanılan adlar çeşitlilik gösterse de il çapında adlandırma derhal derhal sabit kalmıştır. İstanbul kentine ev sahipliği yapan üst idari birimin, şehirle aynı adı taşıması Osmanlı İmparatorluğu döneminden kalma bir uygulamadır. Roma egemenliği altındayken şehrin topraklarının bulunduğu eyalet ise Avrupa Yakasında Trakya; Anadolu Yakası’nda Bitinya eyaletiydi.

.