Kıbrıs

Fenerbahçe mağazası! Fenerium online!


Kıbrıs

Fenerbahçe mağazası! Fenerium online! Sarı lacivertli taraftarlar, takımına ait ürünleri almak için Fenerbahçe mağazasını tercih ediyor. Mağazanın internet adresinden alışveriş yapan Sarı Kanaryalar ise sitenin linkini araştırmaya başladı. Peki Fenerbahçe ürünlerini nereden alabiliriz? Fenerium linki nedir? Bütün detaylar haberimizde… FENERBAHÇE ONLİNE LİNKİ Alışveriş için tıklayınız… FENERİUM HAKKINDA 2000 yılı içerisinde Fenerbahçe Spor Kulübüne mali kaynak […]



Fenerbahçe mağazası! Fenerium online! Sarı lacivertli taraftarlar, takımına ait ürünleri almak için Fenerbahçe mağazasını tercih ediyor. Mağazanın internet adresinden alışveriş yapan Sarı Kanaryalar ise sitenin linkini araştırmaya başladı. Peki Fenerbahçe ürünlerini nereden alabiliriz? Fenerium linki nedir? Bütün detaylar haberimizde…

FENERBAHÇE ONLİNE LİNKİ

Alışveriş için tıklayınız…

FENERİUM HAKKINDA

2000 yılı içerisinde Fenerbahçe Spor Kulübüne mali kaynak sağlamak amacı ile yola çıkan FENERIUM markası 2017 yılına gelindiğinde yaklaşık 11.000 m2 de etkinlik gösteren, misal mağazaları ve satış noktaları ile Fenerbahçe taraftarlarına hizmet veren, Türk Perakende Sektörünün şef kulüp mağazalar zinciri haline gelmiştir. 

Sahip olunan 83 misal mağazanın 32’si İstanbul, 7’si Ankara, 5’i İzmir, 3’ü Antalya, 3’ü Sakarya, 2’si Hatay, 2’si Konya, 2’si Muğla, 2’ si Tekirdağ’ da olup, Aydın, Adana, Afyonkarahisar, Bursa, Bolu, Çanakkale, Diyarbakır, Denizli, Edirne, Elazığ, Kocaeli, Gaziantep, Kayseri, Kahramanmaraş, Malatya, Manisa, Mersin, Samsun, Urfa ve Yalova’ da da birer mağaza etkinlik göstermektedir. Yurtdışında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Lefkoşa’ da 1, Hollanda Rotterdam’da da 1 tane olmak üzere yekün 2 tane Fenerium mağazası bulunmaktadır. Söz konusu mağazalara ek olarak 2 tane gezici TIR Fenerbahçe’ nin lisanslı ürünlerini vatan genelindeki Fenerbahçeli taraftarlara ulaştırma misyonuyla bütün Türkiye’ yi dolaşmaktadır. 

 

 Fiziki mağazalarla beraber www.fenerium.com.tr ve www.fenerium.de internet adresleri üzerinden de faaliyette bulunan Fenerium, Sanal Satış Mağazaları aracılığıyla bütün Türkiye ve vatan dışında yaşayan Fenerbahçeli taraftarlara Fenerbahçe Spor Kulübünün lisanslı ürünlerine bir tıklama ile ulaşma imkânı sağlamıştır. Özellikle vatan dışında yaşayan Fenerbahçe taraftarlarının yoğun alaka gösterdiği Sanal Fenerium mağazası vatan içinde de satış performansını her geçen gün arttırmaktadır. Oluşturulan geniş perakende ağı sayesinde Fenerbahçe taraftarının Fenerbahçe lisanslı ürünleri ile daha basit buluşması ve Fenerium’un bir mağaza ismi olmaktan ileri, bir marka olarak algılanması sağlanmıştır. Bu sayede Fenerium Türkiye perakende sektörü içerisinde fazla kısa zamanda kendisine mühim bir yer edinmiştir.

Perakendecilik detaylardan oluşur. Bu anlamda Fenerium, mahsul tasarımından mağaza mimarisine, personel eğitiminden eder politikasına kadar birçok detayı ayrıntılı olarak planlayarak Fenerbahçe taraftarlarına kaliteli hizmet sunmak üzere çalışmalarını sürdürmektedir.

KADIKÖY VE FENERBAHÇESİ;

İstanbul’un Kadıköy yakası; Allah’ın, yeryüzünü yaratırken kesinlikle ayrıcalıklı davrandığı bir eşsiz yöre… Tarihlerin henüz 1900 yılına ulaşmadığı İstanbul’da, Kalamış’ıyla

 Fenerbahçe’siyle, Caddebostan’ı Suadiye’si Moda’sı ile adeta bir düş beldesi… Göz alabildiğine bomboş arsalarla yemyeşil çayırlara sahip bu yörede, doğanın insanları spor yapmak için sanki teşvik ettiği yıllar…

Ve de, İstanbul’un silüeti deniz üzerinde uzaklardan perde perde yansıyıp dalgalanırken, Fenerbahçe Burnu’nda yanıp sönerek yol gösteren bir fener Türk sporuna önderlik edeceği bir kulübe sembol olmanın da gururu içinde, Adalar’a, Marmara’ya, daha da ötesi ırak yıllara doğru aynı şevkle ziya saçacağı günlerin özlemi ile çakıp durmaya başlamıştı sanki… Ve de Kadıköy, o dönemlerde en güzel semti olan Fenerbahçesi’nin bağrından çıkaracağı takımını evvel yakınlara, sonra da yarınlara hediye edeceği günleri bekliyordu gayri…

KUŞDİLİ ÇAYIRINDA İLK FUTBOL OYUNU;

İlk futbol oyununun, bugünkü anlamıyla ilk kez 1823 yılında İngiltere’de oynanmaya başlamasının üzerinden neredeyse yıllar ve yıllar geçmişti. Nihayet tarihler 1890’lı yıllara ulaştığında, Moda’da oturan İngiliz’ler de bu keyifli spordan iyice etkilenmiş ve o yemyeşil arsaların bulunduğu Kadıköy’ün geniş alanlarında, futbolu oynamaya başlamışlardı. Seyri fazla keyifli bu oyunun, çevredeki Türk gençlerinde de alaka uyandıracağı ve de bu sporu onlara sevdireceği pek doğal idi ve hatta da kaçınılmazdı. Ama ne var ki, o sıralarda süren monarşi rejimi nedeniyle Müslüman Türkler için toplum kurmanın ve hatta var cemiyetlere dahi aza olmanın yasak olmasından dolayı, Kadıköy Çayırlarında top koşturan İngiliz gençlere tekrar ancak Rum gençleri eşlik edebilmekteydi. Tekrar de, derhal her akşamüstü özellikle Kuşdili Çayırında yapılan bu futbol maçları ya da antrenmanları, Kadıköy halkının aka bir kesiminin ilgisini çekmekte, genellikle akşamüstleri beğeni için de olsa oynanan bu futbol oyunu için, Kalamış’tan, Moda’dan, Kuyubaşı’ndan, ve hatta Haydarpaşa civarlarından istikbal grup Grup halkı, gününe ve hava durumuna göre ufak ya da aka kümeler halinde bu oyunu seyretmeye yöneltmekteydi. Kadıköy halkının ekserisi ikindi sularında ayaklanır, günlerden Cuma ve Pazar değilse yani Kurbağalıdere’nin kenarındaki salaş tiyatroda Komik Hasan’ın tuluat kumpanyası oynanmıyorsa Kuşdili Çayırı’na doğru yola koyulurlardı. Yok, şayet günlerden Cuma ya da Pazar ise de, Moda’ya doğru ya da şimdiki Fenerbahçe Stadyumu’nun bulunduğu Papazın Çayırı’na doğru yola koyulurlardı (*1). Omuzdaş kılıklı, burma bıyıklı tüylü tüysüz gençler, yanlarında boy boy çocuklarla hanım nineler ve de orta ihtiyar hatunlar, Arap bacılar, ahretlikler, kahvede pineklemekten usanan efendi kişiler, burada çayırı çepeçevre kuşatır, kadınlar getirdikleri kilimleri yayarlar, erkeklerin bazen toprağa bağdaş kurar, bazen büyükçe bir taşa oturur, bazen ayakta dururdu. Sucusu, dondurmacısı, kağıt helvacısı, simitçisi, baloncusu, Eyüp oyuncakçısı velhasılı satıcıların her çeşidi burada arzı endam eyler, burayı adeta panayır yerinden farksız kılardı. Ortadaki saha olacak alanda ise, kapı gibi gövdeli, başları açık, renk renk gömleklerinin kolları sıvalı, göğüsleri fora, bacaklarından dizkapaklarına kadar şortlu bir alay adam nefes soluğa koşuşurlar, birbirlerine çarpıp çarpıp, alt alta üst üste mecelleşirler, güya da top oynarlardı. Oynanan bu futbollardan misal saha bazı gençler, Kadıköy’ündeki arsalarda ya da geniş çayırlarda onlar gibi top oynamaya heveslenir, karman çorman bir biçimde, bir harradır bir gürradır gider, topa en fazla vuranla onu en havalara yükselten erbab sayılırdı. Ne var ki bir süre sonra, bir diğer deyişle 1900’lü yıllara iyice yaklaşılmasıyla birlikte, Moda’da oturan İngiliz gençlerinin artık çağdaş futbolu oynamaya başlamaları ve dolayısıyla da oynadıkları futbolu daha seyredilir bir halde sunmaları, kendilerini hayran hayran seyreden Kadıköy’lü gençlerin yüreklerinde birtakım kıpırdanmalara neden oluyor, onlar gibi organize bir takım kurma isteklerini ise, vazgeçilemez bir tutkuya dönüştürmeye başlıyordu.

KADIKÖY FOOTBALL ASSOCİATİON ;

1890’lı yıllarda İstanbul Moda’da yaşayan İngiliz ailelerinden La Fontaine, Giraud, Whittall, Charnaud, Pears, Armitage aileleri Kadıköy ve Moda’nın çayırlarında kendi aralarında bu oyunu yeni yeni oynamaya başladıklarında, İzmir’de yaşayan İngiliz aileleri, Bornova çayırlarında bu oyunu çoktan oynamaya başlamışlardı bile (*2). Zira sosyal ve idari bakımdan payitaht İstanbul’a ırak ve rahat iki kent olan Selanik ile İzmir, 1870’li yıllarda Osmanlı’nın futbol oyunu için ilk t
araftar bulduğu toprakları oluyor, futbol oyunu o dönemlerde dini inançların da etkisi ile Müslüman Türkler arasında gelişemediğinden, böylece de Osmanlı toprakları üzerinde ilk kere gayrimüslim ve levanten (ülkede yerleşmiş bulunan yabancı uyruklu) vatandaşlar tarafından oynanıyordu.

Moda’da futbolla tanışan ilk ailelerin İstanbul’da İngiltere elçiliği personeli görevlileriyle aralarında yaptıkları maç rekabetini, 1894 yılında İzmir’de “Football Club Smyrne”nin kurulması ile beraber İstanbul – İzmir rekabeti izlemeye başlıyordu (*3). İzmir’de futbolun öncülüğünü yapan James La Fontaine, 1889 yılında İstanbul’a yerleştiğinde, Kadıköy’de İngilizlerin futbol-rugby karışımı bir oyun oynadıklarını görmüş ve onlarla kısa zamanda dostluk kurarak, daha iyi bildiği futbol oyununu onlara kabul ettirmişti. Tarihler 1897 yılını gösterdiğinde, James La Fontaine ve arkadaşları Kadıköy yakasında ilk kez bir futbol takımı olarak Kadıköy Football Association adı altında toplanıyor, takımı oluşturan İngiliz, Rum, Ermeni gençleri, genelde İstanbul’a sefere gelen İngiliz gemicilerle oynadıkları oyunlarını Kadıköy’ün çayırlarında sürdürüyor, ve her akşamüstü (ilk bölümde geniş bir biçimde sunduğumuz) o kalabalık izleyici kitlesine de seyrettiriyorlardı. Bu müsabakalar halkın öylesine ilgisini çekmişti ki “Football Association” takımı, iki sene içerisinde “İzmir Karması” ile karşılıklı olarak futbol maçları yapmaya yönelmişti.

“BLACK STOCKINGS FC” KURULUYOR ;

Ne var ki, Sultan 2. Abdülhamid’in padişahlığının sürdüğü o dönemde, var monarşi rejiminin korunması amacıyla Türk gençlerinin dernek kurmaları yasaktı. Bu vaziyet ise, yabancı ve azınlıkların top koşturdukları kendi topraklarında futbol oynamanın olanak ve zevkinden mahrum olan ve onların aralarına karışarak oynamak istedikleri bu cazip oyunu ancak gıpta ile seyretmekle yetinen Kadıköylü Müslüman Türk gençleri arasında, sadece acı değil aynı zamanda doğal ki hiddet ve hırs da uyandırıyordu. İşte her türlü tehlikeyi göze saha bu gençlerden, deniz öğrencisi Fuat Hüsnü (Kayacan), eski hariciyecilerden Reşat Danyal ve Mehmet Ali ile, Kuşdili’nde Papazın Çayırı adı verilen topraklarda meşin yuvarlağa vuruşlar yapan arkadaşları bu özlemin sona ermesini amaçlıyorlar, ve 1899 yılında da, devrin hafiye ve jurnalcilerinin dikkatlerinden kaçmak ve hışımlarından korunmak amacıyla bir İngiliz adı altında Black Stockings FC (Siyah Çoraplılar Futbol Kulübü) ’nü kuruyorlardı. Ancak kara çorap ve al üst formaları ile Türk gençlerinin oluşturduğu bu ilk Türk spor ve futbol topluluğu daha ilk maçlarında hafiyelerin baskınına uğruyor ve derhal dağıtılıyordu.

1899; FENERBAHÇE’NİN GERÇEK KURULUŞ YILI

Burada dikkati çeken en mühim nokta; Fenerbahçe Spor Kulübü’nün Black Stockings FC ismi altında 1899 yılındaki bu ilk girişimindeki öncülük yapan gençler ile, ilerideki yıllarda kurulacak olan Kadıköy Futbol Kulübü (1902) ve Fenerbahçe Futbol Kulübü (1907) ismi altında toplanan gençlerin genelde aynı kişiler olacağıydı. Dolayısıyla FENERBAHÇE KULÜBÜ kuruluşunu gayri resmi olarak 1899 yılında gerçekleştirmiş, ne var ki iki kez kapatılmaları nedeni ile faaliyetlerine, ancak resmi müessese yılları olan 1907 yılında geçebilmişti. Görülen odur ki; Black Stockings F.C. ya da Kadıköy Futbol Kulübü isimleri, gaye karşısında birer araçtırlar (*4). Ayrıca İstanbul’da kurulan futbol kulüplerinin listeleri incelendiğinde de; Moda Futbol Kulübü (1896), Cadi-Keuy Football Club (1899) ve Imogen (1900) takımlarının İngiliz uyruklular tarafından, Elpis (1900) takımının Rumlar tarafından, Black Stockings (1899), Beşiktaş, Galatasaray ve Fenerbahçe kulüplerinin ise Osmanlı uyruklular tarafından kurulmuş oldukları da zaten görülmektedir.

.