Gündem

KIBRIS’TAN ÖZGÜN SES


Gündem
Yasin Derin
Yazar : Yasin Derin

Taha Can GÜRLEK yazdı; 23 Nisan! Günün anlam ve önemini tam anlayabilmemiz için tarihte biraz geriye gitmemizde fayda olacaktır. Ve, « Ankara milletvekili Mustafa Kemal Paşa’yı kürsüye davet ediyorum. » « Geçirdiğimiz şu ölüm ve kalım günlerinde,  milletçe her tarafta arzu ve coşku ile elde edilmeye azmedilen milli bağımsızlığımız uğrunda tüm varlığımla çalışacağıma güvenmenizi isterim. […]



Yasin Derin
Yazar : Yasin Derin

Taha Can GÜRLEK yazdı;

23 Nisan!

Günün anlam ve önemini tam anlayabilmemiz için tarihte biraz geriye gitmemizde fayda olacaktır.

Ve,

« Ankara milletvekili Mustafa Kemal Paşa’yı kürsüye davet ediyorum. »

« Geçirdiğimiz şu ölüm ve kalım günlerinde,  milletçe her tarafta arzu ve coşku ile elde edilmeye azmedilen milli bağımsızlığımız uğrunda tüm varlığımla çalışacağıma güvenmenizi isterim. Bu kutsal amaç uğrunda milletimle birlikte sonuna kadar çalışacağıma da mukaddesatım adına söz veririm. »

Mustafa Kemal meclis kürsüsünden milletvekillerine seslenirken verdiği bu söz öncesi, Birinci Cihan Harbi yeni bitmiş, ülke harap bir hal almış, Türk bayrağının altı can ve mal emniyeti bakımından en güvenilmez, tekinsiz, tehlikeli yer olmuştu. Herkes Fransız, İngiliz, İtalyan, Yunan ve en güvenlisi olan Amerikan bayrağının altında kendine bir yer açmaya çalışıyor, memleketin parsel parsel pay edilmesine göz yumuluyordu. Hal böyleyken Allah nasip etti, vatan perver müminlerin dualarını kabul etti ve gayretlerini mükâfatlandırarak onlara bir devlet kurma kudreti bahşetti. Bütün bu gayretlerin sonunda Türk bayrağının altı en belalı yer olmaktan çıktı, en güvenilir yer oldu. Türk ulusunun yüreğine derin yaralar açan karanlık günlerin, Ankara’da açılan Büyük Millet Meclisi ile umuda dönüştüğü ve son bulduğu gündür 23 Nisan.

Bu nedenle, bu kutlu günün anlam ve önemini gelecek kuşaklara aktarmanın önemini tam anlamıyla kavramalı ve çocuk bayramı olmasının yanlış olduğu söylemlerinde bulunan Sayın Doğu Perinçek gibi insanlara kulak asılmaması gerektiğin inanıyorum.

İşte Bayram!

Normalde özel günlerde yazmamaya ve paylaşım yapmamaya özen gösteririm. Böylesine güzel, eşsiz duyguları sessiz sakin bir şekilde kendi içimde yaşamak hoşuma gider. Lakin geçen 23 Nisan olmayacak bir şey oldu, genç bir kız televizyonda “Hayalim Alman vatandaşı olmak” deyiverince ne yapacağımı bilemedim ve özellikle 23 Nisanlarda yazmaya özen gösterme kararı aldım.

Sahi bu ülkenin çocukları;

Ne ara başka ülke vatandaşlığı hayal eder oldu?

Ne ara bizden vazgeçti?

Ne ara umutlarını kaybetti?

Ne ara kaybettik çocuklarımızı?

Ne?

Ne?

Ne?

Soruları uzar gider…

Ülkemizin geldiği noktayı ve bütün bu sorunları küçük bir çocuk televizyon ekranlarından hepimizin yüzüne vurdu, hem de 23 Nisanda! Bundan sonra ne olur sorusunun cevabı meçhul ama çocuklarımızı kaybetmemizi, yitirmemizi sağlayan, yarınlar ile umudumuzu kesen her ne ise mutlaka araştırılması ve bir çözüm bulunması gerektiğine inanıyorum. Ülkenin bu kadar üniversitesi, bu kadar kurumu, bu kadar siyasetçisi, bu kadar aydını yarınlara umutla bakmamızı sağlayan çocuklarımızın yitip gitmesinin altında yatan sebepleri açıklayamıyorsa durum çok vahim demektir.

Üzülerek söylüyorum ki önlem almazsak, bir hikâye gibi anlatılan Kurtuluş Savaşı’nın yeninden yaşanmayacağı garantisini kim verebilir? Bizim yarına umutla bakmaya, umudun karşılığı olan çocuklarımıza, gençlerimize her zamankinden daha fazla ihtiyacımız var.

Yazının sonuna gelirken…

İyi ki varsın Eren!

11 Ağustos 2017’de kahpece şehit edilen Eren’in olmadığı bir 23 Nisan’ın burukluğunu her 23 Nisan yaşıyorum. Seni hiç unutmadım, unutmayacağım. İyi ki varsın Eren!