Kıbrıs

Kredi kartı borcu ödeme için kredi nedir? Erdoğan kredi kartı borcu açıklaması! Şartlar nedir? Kredi faizi ne olacak?


Kıbrıs

Kredi kartı borçları için ne kadar kredi verilecek? Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan kredi kartı borcu olanlar için müjdeli haberi verdi. Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda konuştu. Kredi kartı borcu olanlar için önemli açıklamalarda bulundu. Peki Kredi kartı borçları için ne kadar kredi verilecek? Hangi bankadan kredi alınacak? Şartları nedir? Merak edilen detaylar haberimizde… Cumhurbaşkanı ve […]



Kredi kartı borçları için ne kadar kredi verilecek? Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan kredi kartı borcu olanlar için müjdeli haberi verdi. Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda konuştu. Kredi kartı borcu olanlar için önemli açıklamalarda bulundu. Peki Kredi kartı borçları için ne kadar kredi verilecek? Hangi bankadan kredi alınacak? Şartları nedir? Merak edilen detaylar haberimizde…

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Umumi Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda konuştu.

Erdoğan’ın açıklamalarından satır başları şöyle:

ERDOĞAN MÜJDELERİ SIRALADI

Her yeni gösterge, gelişme finansal saldırıların etkisinin ortadan kalkmaya başladığını gösteriyor. Bir taraftan tüm göstergelerde pozitif gelişmeler sağlanırken, her güzel gelişmeyi müjde olarak yansıtacağız. Bir sıra müjdeyi daha paylaşmak istiyorum.

Düzenli sosyal yardım saha ihtiyaç sahibi vatandaşlarımızın aylık 150 kw/saat elektrik tüketimini devlet olarak biz üstleniyoruz. Bu kapsamda 2,5 milyon üzeri hanede 80 liralık elektrik faturasını devlet karşılayacak.

Kredi kartı borcunu ödemekte zorlanan vatandaşlarımıza, Ziraat Bankası aracılığıyla, kredi kartı borçları tek bir çatı altında toplanacak. Hangi banka olursa olsun, Buradan alınan krediyle borçlar kapanacak. Aylık gelirine müsait şekilde bu borcunu ödeyecek.

Halkbank, esnaf ve sanatkarların işletme giderlerini karşılamak üzere 22 milyar liralık kredi kullandıracak. Bütün kurlara ilgili oyunlara rağmen, dengelenme sürecini yansıtmak için 10 milyarlık tutarını ilk çeyrekte kullandırma kararı aldık. Detayları yarın Halkbank tarafından paylaşılacak.

Sigorta prim teşviki uygulaması kapsamında 500 ve üzerinde çalışanlar için 3 puan desteğini 5 puana çıkarıyoruz. 506 sigortalı çalıştıranlar için de 5 puan uygulamasını aynen devam ettiriyoruz.

”Her kuruluş gibi Meclisimizin itibarı da yaptığı işlere ve bu işlerin kalitesine bağlıdır. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da birileri Meclis’i çalıştırmamak için tüm güçleri ile çalışacaktır. Sizlere düşen hem bu kifayetsizlere hak ettikleri cevapları vermek hem de yasama sürecinin kesintisiz çalışmasını sağlamaktır. Meclis’te de saflar netleşmiştir. Bir yanda AK Parti MHP ile yerli ulusal duruş sahibi kesimler vardır öbür yanda ise ana muhalefet partisi ve bölücü örgütün güdümündeki parti ile benzeri yapılar vardır. Milletimiz bu net fotoğraflar arasında bir tercih yapacaktır.

Şu ana kadar açıklamadığımız 6 il veya büyükşehir adayımız kaldı. Bu hafta sonu cumadan itibaren Trabzon, Kocaeli ve Sakarya’ya giderek adaylarımızı çıkartacağız.

Cumhur İttifakı çatısı altında MHP ile belediye başkanlığı seçimlerinde yapacağımız işbirliğinin de hayırlı neticelere vesile olmasını temenni ediyorum. İlk kere bir mahalli seçimlerde saklı kapaklı değil her şeyin milletimizle paylaşıldığı şeffaf bir ittifak yapılmış oluyor.

Yapmış olduğumuz bu ittifak konusunda tüm örgüt mensuplarımızın partimizin Merkez Karar ve Yönetim Kurulu’nun MYK’nın almış olduğu kararlara verdiğimiz kararlara saygı duymasını özellikle rica ediyorum. Aramızdaki bu bağları kimse zayıflatma yoluna gitmesin kimse de kalkıp ben diye devinim etmesin burada ben yok burada biz var. Herkes buna uysun. Cumhur İttifakı 31 Mart akşamı inşallah zaferle bu yoldan çıkacaktır. Karşımızda Sayın Bahçeli’nin ifadesi ile zillet ittifakı benim ifadem ile illet ittifakı var. Bunlara karşı inşallah zaferimizi duyuru edeceğiz.

KILIÇDAROĞLU’NA TEPKİ

Bugün Türk siyasetinin en önemli sorunu ana muhalefettir. Sorun ana muhalefetin iktidara talip siyasi organizasyon gibi değil de marjinal örgüt gibi davranıyor olmasıdır. Bugün CHP yönetimi demokrasi ile halkçılık ile kültürümüzle de uzaktan yakından ilgisi olmayan bir zihniyetin eline geçmiştir. CHP adına konuşan ahkam kesen bir takım isimlerin yaptıklarına baktığımızda bazen vakit keder keder gülümsüyor bazen vakit öfkeleniyoruz. Sıkıntının asıl kaynağı bu partinin başındaki zattır. Ön tekerlek nereye giderse arkadaki de onu izlermiş. Koltuğunu riskle atmamak için cumhurbaşkanlığı seçminde namzet olmaya bile cesaret edemedi edemez. Konu iftiraya yalana hakerete gelince aslan kesilir. Can çıkar huy çıkmaz. Bu zatı gerçek bir demokrat gibi politika yapmaya ikna edemedik. Gezi olaylarında duvarlara ne yazıldığını hatırlıyorsunuz değil mi? Geçtiğimiz hafta CHP’li Edirne Belediye başkanının astığı afişler konuşuldu. Bu heykeldeki Kıbrıs Türkü temsilcisinin yüzünün tahrip edilmiş olması ayrı bir garabet örneğidir.

İnönü Menderes Boğaz’a köprü projesini ilk gündeme getirdiğinde tartışmayı yıkarız diyecek kadar ileri götürmüştü. Köprü projesini gündeme getiren Nuri Demirağ İnönü ve Ali Çetinkaya için köprü yapılırsa üzerine İnönü ve Çetinkaya geçemez diye yazılmasını vasiyet etmişti. Herhalde ben de bir vasiyet yapabilirim. Bay Kemal geçemez. Marmaray’a Avrasya Köprüsü’ne işte bunlar bu şekilde muhalefet ettiler.

OYUNCU DENİZ ÇAKIR’A TEPKİ

Bu ülkenin meşrebi ve duruşu belli olan Cumhurbaşkanı’nı bira içmeye, Mozart dinlemeye zorlamak faşistliğin dik alasıdır. Bu ülkede başörtülü hanımlara Suudi Arabistan’a gidin demek faşistliğin en sefil halidir. En son bir konserden çıkan başı açık örtülü kızlarımıza orada gelip bu şekilde sataşıp Suudi Arabistan’a gidin burada ne işin var diyenlerin halini düşünün adı da sanatçıymış. Dert öbür ne derseniz deyin bu ülkede insanların yaşam biçimi ile uğraşan CHP zihniyetidir. AK Parti tam aksine bu ülkede yaşam çeşitlerini garanti altına saha bir siyasi zihniyettir. Bu CHP zihniyeti inşallah önümüzdeki seçimlerde milletimizden hak ettiği dersi bir kez daha alacaktır.

CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN KİMDİR?

Aslen Rizeli olan Recep Tayyip Erdoğan, 26 Şubat 1954’te İstanbul’da doğdu. 1965 yılında Kasımpaşa Piyale İlkokulu’ndan, 1973 yılında ise İstanbul İmam Hatip Lisesi’nden mezun oldu. Fark dersleri sınavını vererek Eyüp Lisesi’nden de diploma aldı. Üniversiteyi Marmara Üniversitesi İktisadî ve Ticarî Bilimler Fakültesi’nde okuyan Erdoğan, bu okuldan 1981 yılında mezun oldu.

Gençlik yıllarından itibaren sosyal yaşam ve siyasetle iç içe bir yaşamı tercih eden Erdoğan, disiplinli ekip çalışmasının ve takım ruhunun önemini kendisine çok genç yaşlarda öğreten futbolla 1969-1982 yılları arasında amatör olarak ilgilendi. Aynı zamanda bu yıllar, genç bir idealist olarak ülke meseleleri ve toplumsal sorunlarla ilgilenen Recep Tayyip Erdoğan’ın aktif politikaya adım attığı döneme rastlamaktadır.

Lise ve üniversite yıllarında Millî Türk Talebe Birliği öğrenci kollarında aktif görev saha Recep Tayyip Erdoğan, 1976 yılında MSP Beyoğlu Gençlik Kolu Başkanlığı’na ve aynı sene MSP İstanbul Gençlik Kolları Başkanlığı’na seçildi. 1980 yılına kadar bu görevlerini sürdüren Erdoğan, siyasi partilerin kapatıldığı 12 Eylül döneminde, özel sektörde bir süre müşavirlik ve üst düzey yöneticilik yaptı.

1983 yılında kurulan Refah Partisi ile fiilî siyasete art dönen Recep Tayyip Erdoğan, 1984 yılında Refah Partisi Beyoğlu İlçe Başkanı, 1985 yılında ise Refah Partisi İstanbul İl Başkanı ve Refah Partisi MKYK üyesi oldu. İstanbul İl Başkanlığı görevi sırasında öbür siyasi partiler için de model olan yeni bir örgütsel bina geliştiren Erdoğan, bu dönemde özellikle kadınların ve gençlerin siyasete katılımını artırmaya yön
elik çalışmalar yaptı; siyasetin tabana yayılarak geniş kamu kitleleri tarafından benimsenip saygınlık görmesi yolunda önemli adımlar attı. Bu yapılanma, mensubu bulunduğu Refah Partisi’ne 1989 Beyoğlu mahalli seçimlerinde büyük bir başarı kazandırırken, vatan genelinde de parti çalışmaları için örnek teşkil etti.

27 Mart 1994 mahalli seçimlerinde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçilen Recep Tayyip Erdoğan, siyasî yeteneği, ekip çalışmasına verdiği önem, insan kaynakları ve malî konulardaki başarılı yönetimiyle dünyanın en önemli metropollerinden biri olan İstanbul’un kronikleşmiş sorunlarına doğru teşhis ve çözümler üretti. Su sorunu, yüzlerce kilometrelik yeni boru hatlarının döşenmesiyle; çöp sorunu ise dönemin en çağdaş geri-dönüşüm tesislerinin kurulmasıyla çözümlendi. Hava kirliliği sorunu Erdoğan döneminde geliştirilen doğalgaza geçiş projeleriyle son bulurken, kentin trafik ve ulaşım açmazına karşı 50’den çok köprü, geçit ve çevre yolu inşa edildi; sonraki dönemlere ziya tutacak birçok proje geliştirildi. Belediye kaynaklarının doğru kullanımı ve yolsuzluğun önlenmesi amacıyla olağanüstü önlemler saha Erdoğan, 2 milyar dolar borçla devraldığı İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin borçlarını büyük ölçüde ödedi ve bu arada 4 milyar dolarlık yatırım gerçekleştirdi. Böylece, Türkiye’nin belediyecilik tarihinde yeni bir çığır açan Erdoğan, bir yandan öbür belediyelere örnek olurken, bir yandan da kamu nezdinde büyük bir güven kazandı.

Recep Tayyip Erdoğan, 12 Aralık 1997’de Siirt’te halka hitaben yaptığı konuşma sırasında, Millî Eğitim Bakanlığı tarafından öğretmenlere tavsiye edilen ve bir devlet kuruluşu tarafından yayınlanan bir kitaptaki şiiri okuduğu için hapis cezasına mahkûm edildi ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevine son verildi.

Recep Tayyip Erdoğan, 4 ay kaldığı cezaevinden çıktıktan sonra kamuoyunun ısrarlı talebi ve gelişen demokratik sürecin bir sonucu olarak 14 Ağustos 2001’de arkadaşlarıyla beraber Adalet ve Kalkınma Partisi’ni (AK Parti) kurdu ve Kurucular Kurulu tarafından AK Parti’nin Kurucu Umumi Başkanı seçildi. Milletin teveccüh ve güveni AK Parti’yi daha kuruluşunun ilk yılında Türkiye’nin en geniş kamu desteğine sahip siyasî hareketi hâline getirdi ve 2002 yılı umumi seçimlerinde üçte ikiye yakın parlamento çoğunluğuyla (363 milletvekili) tek başına iktidara taşıdı.

Hakkındaki mahkeme kararı nedeniyle 3 Kasım 2002 seçimlerinde mebus adayı olamayan Erdoğan, yapılan yasal düzenlemeyle mebus adaylığının önündeki yasal engelin kalkması üzerine, 9 Mart 2003’te Siirt ili mebus yenileme seçimine katıldı. Bu seçimde oyların yüzde 85’ini saha Erdoğan, 22. Dönem Siirt Mebus olarak parlamentoya girdi.

15 Mart 2003 tarihinde Başbakanlık görevini üstlenen Recep Tayyip Erdoğan, aydınlık ve sürekli kalkınan bir Türkiye idealiyle, hayatî öneme sahip birçok reform paketini kısa süre içinde uygulamaya koydu. Demokratikleşme, şeffaflaşma ve yolsuzlukların engellenmesi yolunda büyük mesafeler katedildi. Buna enlem olarak ülke ekonomisi ve cemiyet psikolojisini menfi yönde etkileyen ve on yıllardır çözülemeyen enflasyon denetim altına alındı, itibarını yeniden kazanan Türk Lirası’ndan 6 sıfır atıldı. Devletin borçlanma ürem oranları aşağı çekildi, şahıs başına düşen millî gelirde büyük artış gerçekleştirildi. Ülke tarihinde daha önce görülmemiş sürat ve sayıda baraj, konut, okul, yol, hastane ve enerji santrali hizmete girdi. Bütün bu müspet gelişmeler, bazı yabancı gözlemciler ve Batılı liderler tarafından “Sessiz Devrim” olarak adlandırıldı.

Recep Tayyip Erdoğan, Avrupa Birliği’ne giriş sürecinde ülke tarihinin dönüm noktası olarak nitelenen başarılı girişimlerine ek olarak, akılcı hariç politikası ve yoğun ziyaret-temas trafiğiyle Kıbrıs sorununun kalıcı çözüme kavuşturulması ve dünyanın çeşitli ülkeleriyle verimli ilişkiler geliştirilmesi konularında önemli adımlar attı. Tesis edilen istikrar ortamı iç dinamikleri harekete geçirirken, Türkiye’yi bir merkez ülke hâline getirdi. Türkiye’nin ticaret hacmi ve siyasal gücü, yalnız içinde bulunduğu coğrafî bölgede değil, uluslararası alanda da hissedilir düzeyde arttı.

Recep Tayyip Erdoğan, 22 Temmuz 2007 umumi seçimlerinde F,6 oy alarak büyük bir zafer kazanan AK Parti’nin Umumi Başkanı olarak Türkiye Cumhuriyeti’nin 60. Hükûmeti’ni kurdu ve yine güvenoyu aldı.

Recep Tayyip Erdoğan, 12 Haziran 2011 seçimlerinden de daha büyük bir zaferle çıktı ve % 49,8 oy alarak 61. Hükûmeti kurdu.

10 Ağustos 2014 Pazar günü, Türk siyasi tarihinde ilk kez doğrudan halkın oylarıyla ve ilk turda 12. Cumhurbaşkanı seçildi.

16 Nisan 2017 tarihindeki kamu oylamasında kabul edilen Anayasa değişikliği ile Cumhurbaşkanının partili olabilmesinin önünün açılmasının ardından Recep Tayyip Erdoğan, 21 Mayıs 2017 tarihinde gerçekleştirilen 3. Olağanüstü Büyük Kongrede, kurucusu olduğu AK Parti’nin Umumi Başkanlığına yeniden seçildi.

24 Haziran 2018 Pazar günü yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde R.59 oy oranıyla yeniden Cumhurbaşkanı seçildi.

16 Nisan 2017’de kabul edilen Anayasa değişikliği ile hayata geçirilen Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’nin ilk Cumhurbaşkanı olarak 9 Temmuz 2018 tarihinde ant ederek görevine başladı.

Recep Tayyip Erdoğan, evli ve 4 çocuk babasıdır.

 

.