Gündem

Yücel Yılmaz kimdir? AK Parti Balıkesir belediye başkan adayı Yücel Yılmaz nereli? Ne iş yapıyor?


Gündem

Yücel Yılmaz kimdir? Partilerin en önemli gündemi olan yerel seçimler için çok az bir süre kaldı.Partiler seçim çalışmalarına sürat vermeye başladı.AK Parti belediye reis adayları bir aksilik olmazsa belli oldu.Vatandaşlar adayı araştırmya başladı.Peki Yücel Yılmaz kimdir? AK Parti Balıkesir belediye reis adayı Yücel Yılmaz nereli? Ne iş yapıyor? Detaylar haberimizde… Gelecek sene 31 Mart’ta yapılacak Mahalli İdareler […]



Yücel Yılmaz kimdir? Partilerin en önemli gündemi olan yerel seçimler için çok az bir süre kaldı.Partiler seçim çalışmalarına sürat vermeye başladı.AK Parti belediye reis adayları bir aksilik olmazsa belli oldu.Vatandaşlar adayı araştırmya başladı.Peki Yücel Yılmaz kimdir? AK Parti Balıkesir belediye reis adayı Yücel Yılmaz nereli? Ne iş yapıyor? Detaylar haberimizde…

Gelecek sene 31 Mart’ta yapılacak Mahalli İdareler Seçimleri için AK Parti’de hazırlıklar tamamlanma aşamasına geldi.

Mahalli İdareler Seçimleri için 5-16 Kasım’da belediye reis namzet adayı başvurularını saha AK Parti’de, geçtiğimiz hafta, tüm Türkiye’de aynı anda e-temayül yoklaması yapılmıştı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, elektronik ortamda gerçekleştirilen oylamanın sonuçları üzerinde yaptığı çalışma sonucu, namzet olacak isimler netleşti.

Büyük bir aksilik olmazsa adayların ismi netleşti.

Listede Balıkesir adayı Yücel Yılmaz oldu.

YÜCEL YILMAZ KİMDİR?

1975 yılında Almanya’da doğdu.İlkokul, ortaokul ve idadi eğitimini Balıkesir’de tamamlayan Yılmaz, Anadolu Üniversitesi İngilizce Öğretmenliği Bölümünden mezun oldu.

Balıkesir’de Milli Eğitim Bakanlığına bağlı bazı okullarda İngilizce öğretmenliği yaptı.Yılmaz, 8 şehirde yabancı dil eğitimi veren şirketini kurdu.Balıkesir Ticaret Odası Meclis Başkanlığı görevini belediye reis adaylığı dolayısıyla bıraktı.Yılmaz, 30 Mart 2014 mahalli seçiminde Ak Parti’den Balıkesir, Karesi Belediye Başkanı seçildi.Yücel Yılmaz, evli ve iki çocuk babasıdır.

Balıkesir

Balıkesir ili, Türkiye Cumhuriyeti’nin Marmara Bölgesi’nin Güney Marmara Bölümü’nde, topraklarının bir kısmı ise Ege Bölgesi’nde yer alan, hem Marmara hem de Ege Denizi’ne kıyısı bulunan bir ildir. Türkiye genelinde ise iki deniz ile komşu olan sadece 6 il vardır. İl, Kuzeybatı Anadolu’da bulunmaktadır. Doğusunda Bursa ve Kütahya illeri, güneyinde Manisa ve İzmir illeri ve batısında Çanakkale ili vardır. Ayvalık ilçesinden de Yunanistan’ın Midilli Adası’na komşudur. Merkez ilçesi iç 19 ilçeden oluşmaktadır. Yüzölçümü bakımından en büyük 12. il, 2010 nüfus sayımına göre de 1.152.323 kişiyle Türkiye’nin en kalabalık 17. ilidir.

Tarihte genellikle Misya ve Karesi adlarıyla bilinen Balıkesir yöresi, zamanla Roma, Bizans, Anadolu Selçuklu, Karesi Beyliği ve Osmanlı egemenliğinde kalmıştır. Temel geçim kaynağı ziraat ve hayvancılık olup bamya, börülce, kavun, zeytin, zeytinyağı, kelle peyniri gibi zirai ürünleri ile ayrıca daha çok yerli turizmde öne çıkan kıyı kasabalarıyla meşhurdur. Yağcıbedir halısı, kolonyası, kaymaklısı, kozak üzümü, ayvalık tostu, saçaklı mantısı ve höşmerimi öbür bilinen yöresel ürünleridir.

Türk Silahlı Kuvvetleri Hava Kuvvetleri Komutanlığı’nın ilk jet üssü olan 9. Ana Jet Üs Komutanlığı ile 6. Jet Üs Komutanlığı Balıkesir ilinde bulunmaktadır.

Kökenbilim

Balıkesir ili, adını merkezindeki Balıkesir şehrinden almaktadır. İlin eski adı Karesi olup, 24 Ekim 1926 tarih ve 4248 sayılı Kararname ile Balıkesir olmuştur. Balıkesir kelimesinin kökenine dair çeşitli rivayetler mevcuttur. Roma İmparatoru Hadrianus, Balıkesir şehri çevresinde sahip olduğu bir bölgede avcılık yaptığı için Adriyanutere lakabını almıştır. Ardından yine burada bir şato yaptırmıştır. Bu şatonun adı Paleo Kastro olarak bilinmektedir. Balıkesir adının bu kelimeden geldiği düşünülmektedir Paleo Kastro ‘nun anlamı ise Eski Hisar ‘dır. Bazı kaynaklar Balıkesir kelimesinin Balak Hisar veya Balık Hisar kelimelerinden geldiğini söylemektedir. Eski Türkçe’de balık kelimesi kent anlamına geldiği için Balık Hisar kelimesinin anlamı Hisar Şehri ‘dir. Fakat Balıkesir il merkezinde hisar veya harabe yoktur. Ayrıca Balıkesir şehrinde Hisariçi Mahallesi bulunmaktadır. Bir rivayete göre bölgeye akın yapan Pers hükümdarı Balı-Kisra’dan gelmektedir. Bazı kaynaklara göre ise balı çok, güzel anlamına gelen Bal-ı Kesr kelimesinden türediği belirtilmektedir. Yeni ortaya atılan bir teze göre ise, Bağıkesir ‘den geldiğine yöneliktir. Zira 17. yüzyıla değin kent merkezinde en önemli ziraat faaliyetinin bağcılık olduğu Balıkesir kadı sicilleri ve tereke kayıtlarından doğrulanmaktadır.

TarihçeBalıkesir ili genelindeki pek çok höyük, mağara ve düz yerleşim yerlerinde yapılan araştırmalarda bu topraklara M.Ö. 8000-3000 yılları arası yerleşildiği ortaya çıkmıştır. Havran’a 8 km. mesafedeki İnboğazı mağaralarında Paleolitik, Neolitik ve Kalkolitik devirlerinden kalma kalıntılar bulunmuştur. Babaköy (Başpınar) kazılarında, Yortan mezarlığında, Ayvalık Dikili yolu üzerindeki Kaymak Tepe’de Bakır Çağı’na ait kalıntılar ve yerleşim yerleri bulunmuştur. Bu bölgede ilk kere adı geçen kent Agiros (Achiraus)’dur. Anadolu Selçuklu Devleti’nin yıkılmasından sonra bölgede Karesi Beyliği kurulmuş, ardından bölge Osmanlı Devleti’nin eline geçmiştir.

Antik çağlar Balıkesir ilinin bulunduğu bölgenin adı eski çağlarda Misya’dır. Bu kelimenin Lidya dilindeki anlamı Kayın Ağacı ‘dır. Bölgenin sınırları zamanla çeşitli değişikliklere uğramış olup, kuzeyde Marmara Denizi, batıda Çanakkale Boğazı ve Ege Denizi, doğuda Atranos Çayı ve güneyde de Lidya ile çevrilmiştir. Keşiş Dağından itibaren Marmara Denizi sahilini takiben Çanakkale Boğazı’na kadar olan kısıma Küçük Misya, art kalan kısma ise Büyük Misya denilmiştir. Büyük Misya; Pergam (Bergama), Adramitiyum (Edremit), Arjiza (Balya-Pazarköy), Assos (Behramkale), Teruvad (Truvada), Gargar, Antandos (Avcılar civarı), Belodos (Dursunbey) ve Adriyanatere (Balıkesir) şehirlerinden oluşmaktadır. Küçük Misya ise Sizik (Belkız), Lâmpesak (Lapseki), Perkot (Bergoz), Abidus, Milotopolis (Mihaliç), Apoloni, Periyapos (Kara Biga), Pemaninos (Eski Manyas), Artemea (Gönen), Zeleya (Sarıköy), Artas (Erdek) ve Panormos (Bandırma) şehirlerinden oluşmaktadır.

M.Ö. 3000-1200 yılları arasında bu bölgede farklı diller konuşan Pelasg ve Leleg kolonileri kurulmuştur. Bu bölgede yaşayan Misyalıların soyu da Pelasglardan gelmektedir. Misyalılar bu bölgeye geldiklerinde Bitinyalıları yendikten sonra Misya’ya yargıç olmuşlardır. Serbest yaşamayı sevdikleri için kent kurmamışlardır.

M.Ö. 1120’lerde Hitit kralı IV. Tuthalya devrinde, Misya Hitit egemenliğine girmiştir. Hititler bölge için Assuva adını kullanmıştır.[16] M.Ö. 1200 yıllarında Akalar ile Troya arasında çıkan ve dokuz sene süren Truva Savaşı’nda, başlarında Khromis ve bilici Ennomos bulunan Misyalılar Troya’yı destekleyerek Troya’nın egemenliğine girmişlerdir.

Troya’nın dağılmasından sonra Misya, Lidya egemenliğine girmiştir. M.Ö. 546 yılında,[18] Büyük Kiros ve halefleri zamanında Misya, Ahameniş İmparatorluğu’na iç olmuştur. Büyük İskender M.Ö. 334 yılında Biga Çayı civarında Ahameniş İmparatorluğu ile yaptığı Granikos Savaşı’nı kazanarak Misya’yı ele geçirmiştir. Bu tarihten sonra Misya halkı paralı asker olarak ün kazanmıştır. O dönemde Mısır ordusunda bile Misya süvari birliği vardır. İskender’in ölümünden sonra kumandanları birbirleri ile savaşmıştır. Harp sonunda Misya’yı Lisimakus ele geçirmiştir. O da Korupedyon Savaşı’nda I. Selevkos Nikator tarafından öldürülmüştür. Misya, Nikator’un eline geçse de Lisimakus’un emrinde çalışmış Paflagonyalı Fletairos, Bergama’yı ele geçirmiş, Misya’ın bir kısmına da egemen olmuştur. Fletairos’dan sonra yeğeni I. Eumenes geçmiştir. M.Ö. 278 yıllarında Galyalılar Misya’ya gelmiştir. I. Eum
enes’den sonra Bergama Krallığı’nın başına geçen I. Attalos, Misya’nın art kalan kısmını da ele geçirmiştir. Bergama Krallığı egemenliğinde Misya ekonomik yönden rahat bir dönem yaşamıştır. M.Ö. 133 yılında Misya, Bergama kralı III. Attalos’un vasiyeti ile Roma İmparatorluğu hakimiyetine geçmiştir.

Roma ve Bizans dönemi Misya Roma egemenliğine girdikten sonra M.Ö. 133 yılında konsül Manius Aquillius tarafından Roma’ya bağlı Asya Eyaleti kurulmuş ve Misya’nın bir kısmı bu eyalete bağlanmıştır. Romalılar Misya’yı, uzun süre vergi ve kölelikle sömürmüş, baskı altında tutmuşlardır. Bunlara karşı halkın da desteklediği Pontus kralı VI. Mithridates’in başlattığı devinim başarılı olduysa da çok uzun sürmemiş ve M.Ö. 85 yılında bölge yine tamamen Roma idaresine girmiştir.

Kavimler Göçü’nün etkisi nedeniyle M.S. 395 yılında Roma İmparatorluğu şark ve garp diye ikiye ayrılmış ve Misya yeni kurulan şark Roma İmparatorluğu’un yani Bizans’ın egemenliğine girmiştir. Misya topraklarının büyük bir kısmı Bizans egemenliği döneminde Opsikion Theması’nda yer almıştır. 675 yılında İstanbul Kuşatması sırasında Araplar, Misya’ya saldırmışlardır. 716-718 yıllarındaki İkinci İstanbul Kuşatması’nda Suriye sahillerinden devinim eden Araplar, Bergama ve Edremit yörelerini yağmalamışlardır.

Selçuklular dönemi 1015 yılından itibaren Selçuklu Türkleri, Bizans İmparatorluğu egemenliğindeki Anadolu’da görülmeye başlamıştır. 1048 tarihli Pasinler Muharebesi ile Türklerin Anadolu’ya yaptığı akınlar sürat kazanmıştır. 1071 tarihli Malazgirt Meydan Muharebesi’den sonra da Türkler Anadolu’ya yerleşmeye başlamışlardır. Kutalmışoğlu Süleyman Şah, İzmit çevresi ve Marmara sahillerinde Malazgirt Meydan Muharebesi’nden dört sene sonra 1075 yılında İznik merkezli Anadolu Selçuklu Devleti’ni kurmuştur. 1076 yılında da Misya’nın şehirlerinden Sizik ve Edincik’i ülkesine ilhak etmiştir. 1081 yılında Türkler ırmak yolu ile Apollonia (Gölyazı)’ya gelen bir Bizans birliğini yok etmişlerdir. Fakat diğer bir Bizans birliği Sizik ve Poimanenon (Manyas)’ı Türklerden art almıştır. 1085 yılında Süleyman Şah doğudayken, ona bağlı emirlerinden biri olan İlhan Bey, kısa bir süre önce ellerinden çıkmış olan Sizik, Apollonia, Poimanenon ve Edincik’i art almıştır.

1086 yılında Süleyman Şah’ın Halep’i kuşatması üzerine kardeşi Melikşah tarafından görevlendirilen Tutuş, Ayn Seylam (Ayn Selm veya Aynı Salem) mevkiinde Süleyman Şah’ı yenmiş, bunun üzerine Süleyman Şah, 5 Haziran 1086 tarihinde intihar etmiştir. Ardından vezir Ebu’l-Kasım devletin başına geçmiştir. Sizik’i üst edinerek Marmara sahillerinin hakimi olmuştur. 1090 yılında I. Aleksios Komnenos’un Eufuryanis Alexaders’ı göndermesiyle bölgede savaşlar olmuştur. Ebu’l-Kasım, Gemlik’i alarak burada gemiler yaptırmaya başlasa da burası Bizans’ın eline geçmiştir.

Ebu’l-Kasım’dan sonra Anadolu Selçuklu Sultanı olan I. Kılıç Arslan, Marmara kıyılarını ve Edremit Körfezi’ne kadar olan kısmı ülkesine ilhak etmiştir. Kılıç Arslan’ın kayınpederi İzmir Beyi Çaka Bey ise Edremit’den Abydos’a kadar olan kıyılar ile Sakız ve Midilli Adası’nı ele geçirmiştir. Fakat verilen bir ziyafette Kılıç Arslan tarafından öldürülmüştür. Kılıç Arslan, bölgeyi 1099 yılında gelen Haçlılar’a karşı savunmuştur. 1107 yılında Kılıç Arslan ölünce Türkler Garp Anadolu’dan çekilmek zorunda kalmştır. Misya’yı yeniden ele geçiren Bizanslılar, Marmara sahillerinde bulunan bütün Türkmenlere harp açmışlardır. 1115 yılına kadar bölgede Türk-Bizans çekişmesi yaşanmıştır. 1175 yılında Eskişehir ovasında toplanan 100.000 çadır Türkmen’in bir kısmı bu bölgeye gelmiştir. 1206 yılında Türkmenler Misya kentlerine akın etmeye başlamış ve Bizans ahalisi bölgeyi terk ederek Türkmenler bölgeye yerleşmiştir. 1237 yılında II. Gıyaseddin Keyhüsrev, Misya’daki uç beylerini teftiş etmiştir. 1280’li yıllarda, daha sonra Karesi Beyliği’ni kuracak olan ve soyu Danişmend Gazi’den gelen Karesi Bey, babası Kalemşah ve büyük bir Türkmen grubu Misya’ya gelmiştir. Bunların yanında Germiyanoğlu Yakup Bey de vardır.

Karesi Beyliği dönemi Kara İsa adıyla da bilinen Karesi Bey, muhtemelen 1296–1297 yıllarında Erdek, Biga, Edremit, Bergama, Çanakkale hariç büyük Misya sahasını Germiyan kuvvetlerinin desteğiyle ele geçirmiştir. 1306 yılında (bu tarih kati değil) bir öbek Türkmen, Ece Halil önderliğinde Trakya üzerinden Karesi topraklarına gelmiştir. Karesi Bey’den sonra yerine oğlu olan Aclan Bey’in geçtiği söylense de Aclan Bey’in kimliği henüz netlik kazanmamıştır. Aclan Bey’in oğlu olduğu düşünülen Demirhan Bey hükümdar olduğu dönemde kardeşi Yahşi Bey de Bergama taraflarını yönetmektedir. öbür kardeşi Dursun Bey ise Osmanlı hükümdarı Orhan Gazi’ye sığınmıştır. Dursun Bey, Orhan Gazi’ye Karesi Beyliği’ne saldırırsa Balıkesir, Edincik ve Bergamayı vereceğini ve kendisinin sadece Kızılca Tuzla ile Makhram’ı alacağını söylemiştir. Makhram denilen yer ise Makhramion yani Behram Kale garp yakınında, Strabon’un andığı Tragasai Tuzlası’dır. Bu teklifin üzerine Orhan Gazi, Dursun Bey ile beraber Balıkesir’e doğru gelmiştir. Orhan’ın hareketini duyan Demirhan Bey, Balıkesir’den Bergama’ya kaçmıştır. Burada Dursun Bey kaleden atılan bir ok yüzünden ölmüştür. Karesi’nin Osmanlı’ya ilhakı 1361 yılında Çanakkale’nin alınmasıyla tamamlanmıştır. Karesi ümerâsı, Osmanlı egemenliğine geçtikten sonra Orhan Bey’in oğlu Süleyman Gazi’ye Rumeli’ye geçişinin gerek hazırlık döneminde gerekse icraat sırasında yardım etmişler ve destek olmuşlardır.

Osmanlı Devleti dönemi Karesi Beyliği’nin tarih sahnesinden çekilişi ve yerini henüz devlet olma aşamasında bulunan Osmanlı Beyliği’ne bırakışı, ileride güçlü bir devlet hâline istikbal olan Osmanlılar için askeri ve siyasi genişleme açısından önemli bir adım olmuştur.

Bigadiç, Erdek, Bandırma ve Balıkesir’de zerzele olduğuna dair mahallinden gönderilen 19 Nisan 1898 tarihli telgraf.

Karesi, Osmanlı’ya ilhak olduktan sonra müstakil bir sancak yapılıp yönetimi Süleyman Gazi’ye verilmiştir. Yıldırım Bayezid, Saruhanoğulları Beyliği’ni 1390’da ele geçirdikten sonra Saruhan ve Karesi’yi birleştirerek oğlu Ertuğrul’a vermiş, daha sonra buranın yönetimine Bayezid’in oğullarından bir öteki olan İsa Bey getirilmiştir. Bir süre sonra Saruhan ve Karesi yine ayrılmıştır. 1393 yılında Karesi Sancağı, aynı sene kurulan Anadolu Eyaleti’ne bağlanmıştır. 1402 tarihli Ankara Muharebesi’nde Karesi kuvvetleri, Osmanlı büyük ordusunun sağ kolunda bulunmuştur. Yenilginin ardından Balıkesir ilinin bulunduğu bölge Timur ordusunun saldırılarına maruz kalmıştır. Timur’un kendilerine bağımsızlık verdiği öteki beylikler gibi Karesi Beyliği, yeniden bir canlanma dönemi yaşamamıştır.

Anadolu’nun genelinde yaşanan kıtlık, 1494 ile 1503 yılları arası Balıkesir ili genelinde de yaşanmıştır. 1525 yılından 1527 yılına kadar 3 ürün yılında çekirge felaketi yaşanmıştır. 21 Eylül 1577 (H. 8 Recep 985) tarihinde ise bu yörede çok şiddetli bir zerzele olmuştur. 1596’dan 1610’a kadar olan dönemde, Anadolu’daki Celali isyanları sonucu doğudan batıya doğru göç eden yörüklerin bir kısmı Balıkesir yöresine gelmiştir. 1816 yılına gelindiğinde Karesi Sancağı, Anadolu Eyaleti’nden ayrılarak kurulan Hüdavendigâr ve Kocaeli Eyaleti’ne bağlanmıştır. Ardından 1841 yılında, bu eyaletin yenilenmesiyle kurulan Hüdavendigâr Eyaleti’ne bağlanmıştır. Bu arada 1821 yılında Ayvalık Rumları, Yunan İsyanı’na katılmışlardır. Bunun üzerine Balıkesir Mutasarrıfı, bölgedeki konar göçer aşiretleri Rumların üzerine
salmıştır. Bu aşiretler içinde en büyüğü başlarında Davasoğlu isimli biri bulunan Kepsut Çepnileri’dir. Ardından başkaldırı bastırılmıştır.

1845 yılında Karesi ile Saruhan Sancağı’nın birleşmesiyle yeni bir eyalet kurulsa da bu eyalet 1847 yılında kaldırılmış, Karesi yeniden Hüdavendigâr Eyaleti’ne bağlanmıştır. 1867 yılında Hüdavendigâr, il olmuştur. Karesi, 1881–1888 yılları arasında il olmuştur. 29 Ocak 1898 tarihinde Balıkesir ilinde çok şiddetli bir zerzele olmuştur. 1909 yılında Karesi, müstakil bir sancak olmuştur.

Kurtuluş Savaşı dönemi O yeşil toprağın ey yüzler ağartan Karesi,Şimdi binlerce şehîdin kanayan makberesi.Sana özlem kalan evlâdın için dünyâdaVarsa kahrolmadan ârâm edecek yer, neresi?Hani gök kubbenin altında görülmüşmü eşin?Dağların bağ, hele vâdilerin altın deresi!Ey benim her taşı bir ma’bed-i iman yurdum,Seni er-geç bana mutlak verecek ma’budûm!.

Mehmet Âkif Ersoy, 30 Haziran 1922 (1338), Yeni Gün Gazetesi.

I. Dünya Savaşı’ndan sonra Yunanlar, 15 Mayıs 1919 tarihinde İzmir’i zapt etmişlerdir. Ertesi gün bu havadis, bilgi, salık telgraf ile Balıkesir’e de ulaşmıştır. 17 Mayıs günü Balıkesir şehrindeki Alaca Mescit’te toplantı yapılmasına karar verilmiş ve ertesi gün burada Vehbi (Bolak) Bey önderliğinde 41 kişiden oluşan Balıkesir Redd-i İlhak Cemiyeti kurulmuştur. Yunan orduları, 29 Mayıs 1919 tarihinde Ayvalık taraflarına küçük bir çıkarma yapmışlardır. 26-31 Temmuz ve 16-22 Eylül tarihlerinde I. ve II. Balıkesir Kongreleri düzenlenmiş ve bölgede Kuvay-i Milliye birlikleri kurulmuştur. 22 Haziran 1920 tarihinde Yunan orduları Soma-Akhisar cephesine karşı taarruza geçmiştir. Bu cephenin dağılmasının ardından Yunan orduları, 30 Haziran 1920 tarihinde hem Balıkesir şehrini hem de Bigadiç’i ele geçirmişlerdir. 6 Eylül 1922 tarihinde Balıkesir tamamen Türklerin eline geçmiştir.

Cumhuriyet dönemi1923 yılında bütün sancakların il olmasıyla Karesi ili kurulmuştur. 1926 yılında ilin adı Balıkesir olmuştur. 15 Kasım 1942 tarihinde Balıkesir ilinde 7 şiddetinde zerzele olmuştur. Bu depremin sonucunda büyük can ve mal kaybı yaşanmıştır. 1980 İhtilali sonucu 12 Eylül 1980 günü sabah saatlerinde ilde sıkı yönetim başlamış, 19 Temmuz 1984 günü saat 17.00’de sona ermiştir. İlde yaşanan önemli olaylardan biri de Susurluk Kazası olayıdır. 3 Kasım 1996 tarihinde Susurluk ilçesinin Çatalceviz mevkiinde meydana gelen bu vaka Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en önemli skandallarından biridir. 17 Ağustos 1999 depreminden sonra dönemin Kandilli Rasathanesi Müdürü Prof. Dr. Ahmet Mete Işıkara, 19 Ağustos günü Marmara’da yeni bir depremin olabileceğini söylemesi üzerine aynı gün Balıkesir valisinin talimatı ile Balıkesir ilinde evler boşaltılmıştır.

Coğrafya Yüzölçümü 14.299 km² olan Balıkesir ilinin toprakları 39,20° – 40,30° şimal paralelleri ve 26,30° – 28,30° şark meridyenleri arasında yer alır. Kuzeybatı Anadolu’da bulunan il, doğuda Bursa ve Kütahya illeri, güneyde Manisa ve İzmir illeri ve batıda Çanakkale ili ile komşudur. İlin şimal yöndeki en uç noktası güneydekine 175 kilometre, şark yöndeki en uç noktası bastısındakine 210 kilometre uzaklıktadır.

 

.