Sağlık

Neden Empati ?


Sağlık

Neden Empati Duyarız? (Ayna Nöronlar), Empati Nedir?, Empatinin Türleri Nelerdir?,.Bilişsel, Empati, .Duygusal Empati, Şefkatli Empati, Neden Empati ?



 Empati son zamanların en popüler kavramlarından biri olsa gerek. Özellikle IQ’ nun giderek önemini kaybedip duygusal zekanın daha

önemsenir hale gelmesiyle birlikte daha sık işitir olduk bu kavramı.

Empati her ne kadar popüler bir kavram olmaya başlasa da çoğumuzun empatiyle ilgili bilgisi ‘Kendini başkasının yerine koymak.’ tanımıyla sınırlı

fakat empati kavramını bu kadar dar bir kalıba sokmak doğru olmayacaktır.

Biz de bu metinde empatiyle ilgili çoğunlukla bilinmeyen fakat önemli olan detaylara değinmeye çalışacağız.

Örneğin, empatiyle ilgili en önemli meselelerden biri olan ‘Neden empati duyarız?’ sorusuna cevap arayacağız.

Fakat bu konuyu ele almasan önce empatinin olduğunu açıklayarak başlayalım.

Empati Nedir?

 Empati çoğunlukla sempati kavramıyla karıştırılır fakat APA Dictionary of Psychology’nin tanımına göre sempati:

Bir başkasının acısının veya kederinin farkında olmak ve o kişi için endişe ve merhamet duymaktır.

Daha genel bir bakış açısıyla başkalarının duygularını paylaşma ve bunlara karşılık verme kapasitesidir.

Yine APA Dictionary of Psychology’ nin tanımına göre empati ise:

Bir başkasını kendi çerçevemizden değil de yine o kişinin bakış açısını ve çerçevesini referans alarak anlamak ya da dolaylı olarak bir başkasının

duygularını, düşüncelerini ve algısını deneyimlemektir.

(Biz en güvenilir kaynak olduğunu düşündüğümüz APA Dictionary of Psychology’nin yapmış olduğu tanımı referans alıyoruz, fakat farklı

sözlüklerde benzer detayları bulunan farklı tanımlar da bulunmaktadır.)

Empatinin Türleri Nelerdir?

 Empatinin sadece tanımını yapmak yeterli olmayacaktır çünkü empatinin tek bir tanımı olmadığı gibi bu kavram tek bir başlık altında da incelenmez.

Bunun sebebi empatinin 3 türünün bulunmasıdır.

Bunlar sırasıyla şunlardır: cognitive (bilişsel), emotional (duygusal) ve compassionate (şefkatli) empati.

1.Cognitive (Bilişsel) Empati

 Cognitive empatinin basitçe tanımını yapmak gerekirse: Bir başkasının nasıl hissettiğini bilmek ve kişinin ne düşündüğünü tahmin edebilmek.

Bu bağlamda cognitive empati duygular kadar düşüncelerle de ilişkilidir.

Daha çok entelektüel düzeyde bilme, anlama veya kavrama olarak tanımlanır.

Aslında çoğumuzun da bildiği gibi üzgün hissetmek ile üzgünlüğü anlamak aynı şeyler değildir.

 Örneğin işinizi kaybettiğinizden dolayı eve üzgün geldiğiniz zaman

eşinizin veya arkadaşlarınızın bu duruma tepkisi veya duyduğu empatinin türü muhtemelen cognitive empati olacaktır.

Yine doktora gittiğinizde doktor sizin duygularınızla ilgilemez, sizi muayene eder ve hastalığın kaynağını bulmaya ve anlamaya çalışır bu da

yine cognitive empati türüne örnek gösterilebilecek bir durumdur.

2.Emotional (Duygusal) Empati

 İsminden de anlaşılacağı gibi bir diğerinin duygularına ve hissettiklerine dahil olabilmek emotional empatidir.

Daha önceden de değindiğimiz gibi empati denince akla gelen klasik ‘Kendini bütünüyle başkasının yerine koymak’ tanımı aslında burada devreye giriyor denebilir.

Duygusal empatinin dezavantajı, ‘İnsanlar kendi üzücü duygularını yönetme yeteneğinden yoksun olduğunda ortaya çıkar’ diyor Goleman.

Bu durum tükenmişliğe yol açan psikolojik tükenmede görülebilir.

Çok fazla hissetmek, küçük etkileşimleri bile ezici hale getirebilir.

3.Compassionate (Şefkatli) Empati

 Bu empati türünde kişi bir başkasının duygularına ve düşüncelerine ortak olmakla kalmaz, aynı zamanda empati yaptığı bireye karşı tamamen

spontane gelişen bir yardım etme isteğiyle harekete geçer.

Genel bir bakış açısıyla baktığımızda aslında çoğu zaman şefkatli empati idealdir. Bilişsel empati daha çok işyerine, parasal görüşmelere veya cerrah ofislerine uygun olabilir.

Duygusal empati de daha çok çocuklara ve sevdiklerimize karşı ilk tepkimiz olabilir. Şefkatli empati ise bu ikisinin güçlü bir dengesini oluşturur.

Ayna Nöronlar (Neden Empati Duyarız?)

 Yıllar önce İtalyan sinirbilimciler yanlışlıkla hayret verici bir şey keşfetti.

Bir araştırma için maymunların beynindeki planlama ve harekete geçme bölümleriyle ilgili bölgelere kablolar nakletmişlerdi.

Maymunlar her hareket ettiğinde veya elleriyle bir şeyi kavradığında bazı hücreler ateşleniyor ve bilgisayar bu beyin aktivasyonlarını kaydediyordu.

Fakat bir gün beklenmedik bir şey oldu, bir üniversite öğrencisi maymunun bulunduğu odada dondurma yerken bilgisayardan maymunun

beyninde aktivasyonun meydana geldiğine dair bir bildirim geldi.

Oysaki bu sırada maymun ne hareket ediyor ne de elleriyle bir şeyi tutuyordu. O halde bu aktivasyon nasıl gerçekleşmişti.

 Araştırmacılar bu durumu detaylıca incelemeye koyuldular ve sonuç olarak buldukları şey karşısında hayrete düştüler.

Maymunların beynindeki planlama ve harekete geçme bölümleriyle ilişkili alanda bulunan birtakım hücreler, yalnızca maymunlar bir şey yediği

zaman ateşlenmiyor, aynı zamanda bir başkasını bir şeyler yerken gözlemlediği zaman da ateşleniyordu.

Fakat bu nöronlar çok spesifik hareketlere tepki veriyorlardı.

Örneğin, nöronlar maymun elinde fıstık tutarken de ateşleniyor bakıcısını elinde fıstık tutarken gözlemlediği zaman da ateşleniyor fakat eğer bakıcısı

elinde fıstık değil de daha farklı bir nesneyi tutarsa bu nöronlar ateşlenmiyor.

Tam da bu sebepten ötürü bu hücrelere ayna nöronlar ismini vermişler.

 Ayna nöronlarının insanlar üzerindeki etkileri ise kısaca şunlardır:

Bir başkasının neler hissettiğini tanımlayabilme, diğerlerinin niyetlerini anlayabilme ve kişilerin davranışlarını ve mimiklerini taklit edebilme.

Birisini acılar içerisinde kıvranırken gördüğümüzde sarsıcı bir empati duygusu duymamızın en büyük sebebi bu ayna nöronlardır.

Yine aynı şekilde, birinin bacağında hareket eden büyük bir böcek gördüğünüzde sizin de ürperti hissetmeniz ayna nöronların

ateşlenmesinden kaynaklanır;

buna ek olarak, eğer hareket eden böcek bir başkasının bacağında değil de sizin bacağınızda olsaydı uyarılan ve ateşlenen hücreler yine ayna nöronlar olacaktı.

Bir başka örnek ise, başka birisinin yüz ifadesini gördüğünüzde sizin yüz kaslarınız da gördüğü yüzün şeklini alacak yani onu taklit edecektir, buna

ek olarak yüz ifadenizin değişmesine sebep olan ayna nöronlar aynı zamanda karşınızdakinin duygusal durumuna göre sizin de duygu

durumunuzun değişmesine veya karşınızdakinin duygusal durumuna yakın bir ruh halinde olmanıza sebep olacaktır.

 Bütün bunlardan dolayı ayna nöronlar empatinin altında yatan ana sebep olarak gösterilir.

Empatiyle bağlantılı bir başka mesele olan mood bulaşması -bir başkasının ruh halinin sizi de etkisi altına alması durumu- da ayna nöronlarla ilişkilidir.

Sonuç olarak, günümüzde ‘Neden empati duyarız?’ sorusuna verilebilecek en bilimsel ve makul cevap ayna nöronlardır.