Gündem

Merve Tula kimdir? Kaç yaşında? Neler anlattı?


Gündem

Merve Tula kimdir? 13 Şubat 2018 tarihinde Merve Tula, eşi tarafından kaçırılıp günlerce tecavüze uğradığı ve fiziksel şiddete maruz kaldığı iddiasıyla polise başvurdu. Tula ve avukatı BBC Türkçe’ye konuştular. Tula yaşadıklarını anlattı. Peki Merve Tula kimdir? Merak edilen detaylar haberimizde… BBC Türkçe’nin haberine göre; Edebiyat öğretmeni Merve Tula, boşanma aşamasında olduğu 10 aylık eşi tarafından […]



Merve Tula kimdir? 13 Şubat 2018 tarihinde Merve Tula, eşi tarafından kaçırılıp günlerce tecavüze uğradığı ve fiziksel şiddete maruz kaldığı iddiasıyla polise başvurdu. Tula ve avukatı BBC Türkçe’ye konuştular. Tula yaşadıklarını anlattı. Peki Merve Tula kimdir? Merak edilen detaylar haberimizde…

BBC Türkçe’nin haberine göre; Edebiyat öğretmeni Merve Tula, boşanma aşamasında olduğu 10 aylık eşi tarafından kaçırılıp günlerce tecavüze uğradığı ve fiziksel şiddete maruz kaldığı iddiasıyla 13 Şubat 2018’de İstanbul’da polise başvurdu. Merve Tula’nın şikayetçi olduğu eşi Ercüment Tula kasten yaralama suçundan 6 ay hapis cezası alırken, cinsel hücum davası hâlâ sürüyor. Suçlamaları reddeden Ercüment Tula ise Merve Tula’nın kendisine iftira attığını söylüyor.

BBC Türkçe’ye konuşan Tula ve avukatı, davanın Türkiye’de eşe karşı işlenen suçlarla ilgili emsal olmasını istediklerini söylüyor.

“Hem muayyen günümde hem de aksi münasebet şeklinde eşim tarafından tecavüze uğradım” diyen Tula, dışkılama refleksleri ziyan gördüğü için öğretmenlik yapamıyor.

Tula’nın şikayetinden sonra farklı dönemlerdeki muayeneleri sonucu hazırlanan adli tıp raporunda, Tula’nın anal bölgesinde doku kayıpları ve yaralanmalar olduğuna ilişkin tespitler yer alıyor.

Tarafların karşılıklı ifadelerinin alındığı ve savunmaların dinlendiği Bakırköy Adliyesi 16. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen dünkü duruşma 28 Şubat’a ertelendi.

Davaya Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı da müdahil oldu.

‘GÜNLERCE TECAVÜZE UĞRADIM’BBC Türkçe’ye konuşan Tula ve avukatı Ezgi Koç, Türkiye’de eşe karşı işlenen suçlar bakımından bu davanın emsal bir dava niteliğinde olabileceğini söylüyor.

İlk evliliğinden bir kızı olan Tula, ikinci evliliğinde eşinin de çocuğunu düşünerek mantık evliliği yaptıklarını ama 10 ay boyunca işkence gördüğünü anlatıyor.

Kaçırılmasından önce defalarca evi terk edip ailesinin yanına sığındığı ama her defasında özür dileyip barışmak isteyen eşini, ikinci bir evlilik yapmış olmanın üzerinde yarattığı baskı nedeniyle affettiğini söylüyor.

Son olarak eşi burnunu kırdığı ve ameliyat olmak zorunda kaldığı için eşini tamamıyla terk eden Tula, o dönemde eşi tarafından kaçırılmasını şöyle anlatıyor:

“Bir gün AVM’de gezerken eşim beni takip etmiş, peşimden geldi. ‘Eğer benimle gelmezsen bu gece tüm aileni öldürürüm’ diyerek beni arabaya kilitledi.

“Otele yerleştik, iki gece orada kaldık, ardından bir daire tuttu ve benim telefon hattımı kırıp camdan attığı için hiçbir şekilde ailemle iletişime geçemedim.

“Beni kaçırdığı ilk günlerde muayyen günlerimdeydim. Hem cinsel bölgeden hem aksi münasebet şeklinde günlerce tecavüze uğradım.”

Sonrasında eşinin ablasının yardımıyla o evden kaçtığını anlatan Tula, polise başvurduktan sonra kadın sığınma evine yerleştirildi.

Tula, 4 ay sığınma evinde kaldığı sırada gebe olduğunu öğrendi ancak kısa süre sonra bebeğini düşürdü.

‘7 YAŞINDAKİ KIZIM ÇIĞLIĞIMA UYANDI’Eşiyle tecavüzden önceki ilişkilerinden birinde gebe kaldığını düşündüğünü söyleyen Tula, derhal her cinsel ilişkinin işkence olduğunu ve evdeki çocukların da bu şiddete bir biçimde maruz kaldığını anlatıyor:

“7 yaşındaki kızım bir gece benim çığlığıma uyanmış. Hatta ertesi gün anneme o geceyle ilgili, ‘Gittim kapılarını dinledim ama bu sefer sanki bıçak soktu. Bu seferki dayak gibi değildi’ demiş. Hala çocuğuma o gece annesine neler yapıldığının açıklamasını yapamıyoruz.”

Tula’nın avukatlarından Ezgi Koç da, çocuğun evin içinde tanık olduğu şiddet olaylarından ötürü psikolojik destek almaya başladığını kaydediyor:

“Çocuk okulda birine kızdığında ya da korktuğunda, Merve’nin şu an davalık olduğu eşinin ismiyle sesleniyor karşısındakine. Kendisini kaygılandıran durumlarda da refleks olarak ağzından adamın ismi çıkıyor. Çocuğu gören uzmanın mahkemede tanıklık yapması için uğraşıyoruz.”

‘MUHAFAZAKÂR AİLEDE YETİŞTİM, MAHALLE BASKISINI HİSSEDİYORUM’

Kadın örgütleri, eşe karşı işlenen suçların hâlâ Türkiye’de “tabu” olduğu ve kadınların eşlerinden gelen cinsel hücum ve şiddete karşı koymasının oldukça zor olduğu konusunda birleşiyor.

Muhafazakâr bir ailede yetiştiğini ve üzerindeki mahalle baskısını sürekli olarak hissettiğini anlatan Tula için ise ikinci evliliğini de bitirmek zor olmuş.

Tula, hele eşine karşı cinsel hücum suçlamasında bulunmasının, özellikle kendi çevresinde hiç alışık olunmayan bir tavır olduğunu anlatıyor:

“Benim ilk evliliğim sonlandıktan sonra bütün akrabalarım, ‘Tamam sen burada suçsuzsun ama ikinci evlilik çok önemlidir, öyle biriyle evlenmelisin ki boşanmayasın, bundan da boşanırsan seni kusurlu görürüz’ demişti. Bu da çok düşündürüyor doğal ve sürekli evliliği kurtarmaya çalışıyorsunuz.

“Bu cinsel hücum olduğunda ve anneme söylediğimde, babam anneme ‘Sakın böyle bir şeyden şikayetçi olmasın, bizi rezil etmesin’ dedi. Ben tuvaletimi tutamıyorum, işimi yapamıyorum, bu adam hiçbir şey ham gibi hayatına devam mı etsin?”

“Eşim bu dava sürecinde babama, ‘Ben nişanlıyken Merve’nin evine girdiğime göre, başkaları da girmiştir, bu fiili de başkaları yapmıştır’ dedi. Her ne kadar iki üniversite bitirse de babam doğulu ve örf adetlerine bağlı bir adam. Babam son olayda kaçırıldığıma bir türlü inanmıyor ama bu davayı kazandığımda babamla aramdaki sorunlar da bitecek.”

.